İŞÇİ KOOPERATİFLERİNE GENEL BİR BAKIŞ

ÖZET

Bilindiği gibi Türkiye’de ilk kooperatifçilik hareketleri Mithat Paşa döneminde Memleket Sandıkları ile başlamıştır. Daha sonra Atatürk döneminde kooperatifçilik konusuna önem verilmiş olup modern anlamda kooperatifçiliğe dair belirli çalışmalar yapılmıştır. Günümüzde ise kooperatifler, her geçen gün ekonomide daha fazla söz sahibi olmaktadırlar.

İşçi kooperatifleri; “İşçi Kooperatifleri Dünya Deklarasyonu” uyarınca çalışanlarının çoğunluğunun aynı zamanda kooperatifte ortak olduğu veya ortaklarının çoğunluğunun kooperatifte çalışan olduğu bir işletme modelidir. İşçi kooperatifleri, yönetimin çalışan ortaklar tarafından gerçekleştirilmesi ve çalışanların, kooperatif gelirine doğrudan ortak olmaları nedeni ile verimi yüksek bir kooperatif türüdür.

Bu çalışmada işçi kooperatiflerinin tanımı, özellikleri, dünyadaki işçi kooperatifleri ve Türkiye’deki mevcut durum ele alınmış ve ülkemiz için bazı önerilerde bulunulmuştur. İşçi kooperatiflerinin tanıtılmasına yönelik olarak yapılacak çalışmaların, ülkemizdeki kooperatifçilik hareketine katkıda bulunacağı değerlendirilmektedir.

Anahtar Kelimeler: İşçi kooperatifleri, işçi mülkiyetindeki kooperatifler, üretim kooperatifleri, işçi – üretim kooperatifleri, çalışanların mülkiyetindeki işletmeler

ABSTRACT

The movement of cooperation in Turkey has started with the endeavours of Mithat Paşa, under the name of “Memleket Sandıkları”. After that, it has been paid more importance on cooperation idea and there has been made certain proceedings in the term of Atatürk. At the present time, cooperatives are going on being more and more effective everyday.

As being one of the types of cooperatives, worker cooperatives; according to “The World Declaration on Worker Cooperatives”, is a sort of enterprise in which, the majority of workers are members and vice versa. Worker cooperatives are enormously productive, owing to the fact that management of cooperative is being carried out by the worker members and all of worker-members share the profit of the company directly.

In this studying, it is analysed that the definition and the characteristic of worker cooperatives, the present situation of worker cooperatives today world-wide and in Turkey and some recommendations to our country. It is considered that carrying on a study in this area would be benefit for our country.

Key words: Worker cooperatives, worker – owned cooperatives, producer cooperatives, worker-producer cooperatives, worker owned enterprises

 

İşçi Kooperatiflerine Genel Bir Bakış

1. İşçi Kooperatiflerinin Tanımı ve Özellikleri

Bilindiği gibi, ülkemizde yürürlükte bulunan 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kooperatif; tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklardır. Kooperatif kuruluşu için en az yedi ortağın bir araya gelmesi gerekmektedir.

İşçi kooperatifleri ise, önemli bir kooperatif türü olmakla birlikte, henüz ülkemiz mevzuatında bir karşılık bulamamıştır. Bu kooperatif türünün tanımının, üst örgüt olan CICOPA (The International Organisation of Industrial, Artisanal and Service Producers’ Cooperatives – Uluslararası Endüstri, Zanaat ve Hizmet Üretim Kooperatifleri Teşkilatı) tarafından yapıldığını görmekteyiz.

CICOPA’nın tanımına göre işçi kooperatifleri;  diğer şirketler gibi rekabet, yönetim ve kârlılık gibi ilkeleri esas alan, çalışanlarının, kooperatif paylarının en az % 51’ine sahip olduğu işletmelerdir.  Bu şekilde, çalışanlar; kooperatif yöneticilerinin ve yönetime dair önemli kuralların belirlenmesinde karar almakla kalmayıp, aynı zamanda kârın nasıl dağıtılacağına da kendileri karar verirler. İşçi kooperatiflerinde, diğer kooperatif türlerinde olduğu gibi, ortakların pay oranı ne olursa olsun, “her ortağa bir oy” ilkesi geçerlidir.

USFWC   (United States Federation of Worker Cooperatives – Amerika Birleşik Devletleri İşçi Kooperatifleri Federasyonu)’nun tanımına göre işçi kooperatifleri; kooperatifte çalışan ve aynı zamanda ortak olan kişiler tarafından sahip olunan ve yönetilen ticari kuruluşlardır. Yine başka bir işçi kooperatifi örgütü olan CWCF   (Canadian Worker Cooperative Federation – La Fédération canadienne des coopératives de travail – Kanada İşçi Kooperatifi Federasyonu)’ nun tanımına göre ise işçi kooperatifleri; ortakları tarafından sahip olunan ve demokratik bir şekilde kontrol edilen işletmelerdir.

16 Temmuz 1999 tarihli İspanyol Kooperatifler Kanununa göre işçi kooperatifleri ; yarı zamanlı ya da tam zamanlı olmak üzere, ortaklarının kişisel ve doğrudan sundukları işgücünü, kooperatif üzerinden, üçüncü kişilere mal veya hizmet üretimi gerçekleştirmek suretiyle bir araya geldikleri ve ortaklarına iş imkânı sunma amacına sahip olan kooperatiflerdir.

23 Eylül 2005 tarihinde Kolombiya’nın Cartagena şehrinde gerçekleştirilen ICA (International Co-operative Alliance – Uluslararası Kooperatifler Birliği) Genel Kurul Toplantısında, İşçi Kooperatifleri Dünya Deklarasyonu kabul edilmiştir. 1995 yılında Manchester’da Kooperatif Kimliği Bildirisi’nde kabul edilmiş tanım, değer ve prensiplerden yola çıkılarak ve ILO’nun (International Labour Organization – Uluslararası Çalışma Örgütü) 2002 tarihli Kooperatiflerin Teşvikine ilişkin 193. Tavsiye kararı göz önünde bulundurularak işçi kooperatiflerinin aşağıdaki temel özelliklere sahip olduğu kabul edilmiştir :

  1. İşçi kooperatifleri; işçi üyelerinin yaşam kalitesini arttırmak, emeğe değer vermek, işçilerin kendi kendilerine demokratik bir biçimde yönetilmelerini sağlamak ve genel-yerel kalkınmayı desteklemek için; sürdürülebilir iş imkânlarını oluşturma ve refah sağlama amacını taşırlar.
  2. Kooperatifin varlık göstermesi, kişisel çalışma ve ekonomik kaynaklara katkıda bulunması açısından gönüllü ve serbest üyelik esasına bağlanmıştır.
  3. Genel kural olarak, kooperatifte yapılan iş, ortaklar tarafından gerçekleştirilmelidir. Bu durum; belli bir işçi kooperatifi işletmesinde, çalışanların çoğunluğunun ortak olduğu veya tam tersinin geçerli olduğu (ortaklarının çoğunluğunun kooperatifte çalışan olması)  anlamına gelmektedir.
  4. İşçi ortakların kooperatifleriyle olan ilişkileri, bağımsız çalışma gösteren girişimci iş gücünden ve klasik anlamda ücretli olarak faaliyet gösteren iş gücünden farklılık arz etmektedir.
  5. İşçi kooperatiflerinin kendi iç düzenlemeleri, işçi üyeler tarafından demokratik olarak üzerinde anlaşılmış ve kabul edilmiş, şeklen tanımlanmış kurallardan oluşan yönetim şeklidir.
  6. Devlet ve üçüncü kişiler nezdinde, işçi kooperatifleri; iş ilişkilerinde, kooperatifin yönetiminde ve üretim araçlarının kullanımı ve yönetiminde özerk ve bağımsız olmalıdır.

Yukarıdaki tanımlar ve İşçi Kooperatifleri Dünya Deklarasyonu birlikte ele alındığında;  işçi kooperatifleri; işin konusu hakkında teknik bilgi ve beceriye sahip olan kişiler tarafından kurulan veya kurulu bulunan bir işletmenin çalışanları tarafından devralınması sonucu faaliyet gösteren, ortaklarının çoğunluğunun kooperatifte çalışan olduğu ya da çalışanlarının çoğunluğunun kooperatifte ortak olduğu, çalışanlarının kooperatif paylarının en az % 51’ini elinde bulundurduğu, çalışanları tarafından yönetilen ve her ortağın bir oy hakkına sahip olduğu demokratik bir yönetim modeline sahip olan kooperatifler olarak tanımlanabilir.

Örnek vererek açıklayacak olursak;

  • En az yedi bilgisayar mühendisinin bir araya gelerek kuracakları ve yazılım konusunda faaliyet gösterecek olan bir kooperatif,
  • En az yedi moda tasarımcısının bir araya gelerek kuracakları ve örneğin gelinlik tasarımı ve dikimi alanında faaliyet gösteren bir kooperatif,
  • En az yedi ortağın ve örneğin ortaklarından dördünün diş doktoru olduğu ve diş polikliniği olarak faaliyet gösterecek olan bir kooperatif,
  • En az yedi ortağın bir araya geldiği ve örneğin ortaklardan beşinin kuaför olduğu ve güzellik salonu olarak faaliyet gösterecek olan bir kooperatif,
  • Yirmi marangozun bir araya geldiği ve örneğin bu marangozların tamamının kooperatif çalışanı olduğu, en az on birinin ise aynı zamanda ortak olduğu bir kooperatif
  • Elli tekstil işçisinin, her birinin ortak olarak bir araya geldiği ve örneğin ortaklarından en az yirmi altısının aynı zamanda çalışan olduğu, tekstil alanında faaliyet gösteren bir kooperatif

hep birer işçi kooperatifidir.

Yukarıdaki örneklerde çalışan ortak sayısı arasındaki oranlama, İşçi Kooperatifleri Dünya Deklarasyonundaki genel çerçeveye göre oluşturulmuştur. Genel tanımlama bu olmakla birlikte her ülkenin kendi iç mevzuatında, bir kooperatifin işçi kooperatifi olarak nitelendirilmesinde farklı ölçütler getirilmesi mümkündür. Nitekim Fransa’da bir kooperatifin işçi kooperatifi olarak sayılabilmesi için işçilerin, sermayenin en az 51%’ine ve oyların da en az 65%’ine sahip olması gerekmektedir.

2. Çalışanların Mülkiyetindeki İşletmeler ve İşçi Kooperatifleri

İşçi kooperatifleri, kooperatif türlerinden biri olmasının yanı sıra, aynı zamanda çalışanların mülkiyetindeki işletmelerin de bir alt türüdür. Çalışanların mülkiyetindeki işletmelerin başlıcaları; İşçi Kooperatifleri ve ESOP’lardır. (Employee Stock Ownership Plan – Çalışanların Şirket Hisselerine Sahip Olması Planı).

İşletmelerin, çalışanların mülkiyetine geçişinde ise başlıca üç yöntem izlenmektedir:

1- İşçi Kooperatifleri yoluyla,

2- ESOP’lar yoluyla

3- Yönetimin Devralınması (MBO) yoluyla

Bir şirketin işçi kooperatifine dönüşmesi anlamında her ülke mevzuatında farklı bir prosedür bulunmaktadır. Ülkemizde ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun ilgili maddeleri uyarınca bir şirketin tür değiştirerek kooperatife dönüşmesi mümkündür. Ülkemizde işçi kooperatiflerine özgü bir mevzuat bulunmadığından “işçi kooperatifine” dönüşmekten ziyade, “kooperatife dönüşme” başlığı altında konu ele alınabilir.

ESOP’lar ise, hem çalışanların şirket hisselerine sahip olmasını hem de bu şekilde kurulan şirketleri ifade etmektedir. İşçiler, işletmeye doğrudan değil, “Trust (Güvence – Emanet)” denilen bir mekanizma aracılığı ile dolaylı yönden sahiptirler. İşletme hisselerinin bir kısmı veya tamamı bu mekanizmaya devredilmiştir. Ancak, ESOP’larda ortakların, şirket üzerinde doğrudan doğruya kontrol sağlamaları gibi bir amaç bulunmamaktadır. Burada şirket sahibinin hedefi; şirket hisselerine sahip olma kavramını, kısmi olarak çalışanlara yöneltmek ve bu şekilde çalışan ortakları motive ederek şirket verimliliğini arttırmaktır. Vergi avantajları sağlaması nedeniyle A.B.D’de çalışanların mülkiyetine geçiş anlamında en çok tercih edilen yöntem ESOP’lardır.

Yönetimin Devralınması (Management Buy-Outs – MBO) ise, genellikle kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalan firmaların tamamının ya da bir bölümünün, mevcut yönetim kadrosu tarafından devralınmasına verilen addır.

Her ne kadar, işçilerin mülkiyetinde bulunan farklı işletme türleri mevcut olsa da bunların içinde en demokratik yönetim tarzına sahip olan tür, işçi kooperatifleridir.

İşletmenin çalışanların mülkiyetine geçişi anlamında bunların dışında (Employee Buy Out – EBO – Şirketin Çalışanları Tarafından Devralınması) ve (Workers’ Buy Out – WBO – Şirketin Çalışanları Tarafından Devralınması) gibi kavramların da kullanıldığı görülmektedir. EBO, MBO’ya alternatif olarak, şirket hisselerinin büyük bir çoğunluğunun (%50’den fazlası) çalışanlar tarafından devralınması anlamında kullanılmaktadır. WBO ise Avrupa’da, özellikle İtalya’da kullanılan bir terimdir. Bu kavramlar bir türden ziyade, işletmenin, çalışanların mülkiyetine geçiş yöntemini ifade etmektedir. Örneğin bir EBO sonucunda şirket ESOP ya da işçi kooperatifine dönüşebilir.

3. İşçi Kooperatiflerinin Diğer İşletmelere Kıyasen Olumlu Yönleri:

İşçi kooperatiflerinde emeğin sömürüsü ortadan kalkar: İşçi kooperatiflerinde, sermaye, emeği değil; emek sermayeyi kiralamaktadır. Ortaklar ürettikleri ürünler için en yüksek fiyatı elde etmeye ve gelir gider farkından paylarına düşen miktarı maksimize etmeye çalışırlar.

Örneğin, giderlerin sabit tutularak göz ardı edildiği iki ayrı işletme modelini kıyaslayacak olursak;

  • Birinci ihtimalde işletmemizin limited şirket şeklinde tek ortaklı olarak kurulduğunu ve 10 çalışanının bulunduğunu varsayalım. Tek bir çalışanın işletmeye getirisi yıllık net 30.000 TL ve bu getirinin işçiye maaş olarak ödenen kısmı yıllık 20.000 TL olsun. Bu durumda limited şirket sahibinin söz konusu işletmeden elde edeceği yıllık gelir 100.000 TL olacaktır. (30.000-20.000 = 10.000 TL, 10.000 TL  X 10 = 100.000 TL).
  • Aynı işletmenin işçi kooperatifi olarak kurulduğunu ve bu 10 çalışanın aynı zamanda kooperatif ortağı olduğunu varsayalım. İşletme kazancının sabit olduğu varsayıldığında yıllık 100.000 TL olarak hesaplanan kazanç yılsonunda 10 ortağa eşit olarak bölünecek ve çalışanların yıllık 20.000 TL olan kazancı 30.000 TL’ye yükselmiş olacaktır. Yani işçi kooperatifi kuran işçiler, bizzat kendi emekleri sonucunda oluşturdukları getiriyi, limited şirket örneğindeki işletme sahibini devreden çıkararak, kendileri arasında bölüşecek ve gelirlerini arttırmış olacaklardır.

İşçi kooperatifleri daha eşitlikçidir: Geleneksel anlamdaki işletmelerde kâr payının az sayıdaki ortaklar arasında paylaşılması, üst düzey yöneticilere ve müdürlere yüksek miktarlarda ücretler ödenmesi, işçilere ise çok cüzi ücretler ödenmesi nedeni ile tam bir eşitsizlik söz konusu iken, işçi kooperatiflerinde işletme fazlasının dağıtım şekli, işi doğrudan doğruya yaparak işletmenin devamını sağlayan, işletmeyi gerçek anlamda devam ettiren çalışanların demokratik oylarıyla belirlendiğinden nitelikli ve niteliksiz işgücü ücretleri arasında bir uçurum oluşmamaktadır.

İşçi kooperatifleri daha etkindir: İşçi kooperatiflerinde; ortağın hem bireysel olarak yönetim ve işleyişe ilişkin söz hakkının bulunması hem de kooperatif gelirine ortak olması nedeni ile işçilerin iş yerine karşı duydukları inanç ve bağlılık artmakta ve bu durum da, işçi kooperatiflerini, sermaye işletmelerine kıyasen verimi son derece yüksek bir model haline getirmektedir.

İşçi kooperatifleri istihdamı korumada daha başarılıdır: Ekonomik krizlerin olduğu dönemlerde işçi kooperatifleri; sermaye işletmelerinden farklı olarak, doğrudan işçi çıkarma yoluna yönelmemekte, ortakların özverili çalışmaları ile bu süreci atlatabilmektedirler. Ayrıca ekonomik açıdan zorluk yaşayan sermaye işletmelerinde, işletmenin kapatılması yerine, bu işletmelerin işçilerce devralınarak kooperatife dönüştürüldüğü ve istihdamın korunduğu gözlemlenmektedir.

İşçi kooperatifleri, yönetici-işçi çatışmasını azaltır: İşçi kooperatiflerinde, klasik anlamdaki işçi-işveren ilişkisi mevcut değildir.  Kooperatif çalışanlarının aynı zamanda kooperatif ortağı olmasının bir sonucu olarak işçiler yönetimde söz sahibi olmanın yanı sıra kooperatif kazancından doğrudan yararlanmaktadırlar. Kooperatifin üst düzey yöneticisi de alt düzey çalışanı da doğrudan kendisi için çalışmakta ve emekleri oranında gelir gider farkından pay almaktadırlar.

4. İşçi Kooperatiflerini Destekleyen Ulusal ve Uluslararası Kuruluşlar

CICOPA, işçi kooperatiflerini en üst düzeyde temsil eden uluslararası bir teşkilattır. ICA’nın bünyesinde bulunan teşkilat, 1947’den bu yana faaliyet göstermektedir. 30 ülkede 46 ortağı mevcut olup; 4 milyon insanı istihdam eden 68.000 kooperatifi temsil etmektedir. CICOPA verilerine göre, işçi kooperatifleri ve sosyal kooperatiflerde hem ortak hem de çalışan sıfatına sahip olan dünya çapında 10,8 milyon kişi bulunmaktadır. Oslo, 5 Eylül 2003 tarihli CICOPA Strateji Belgesinde de ifade edildiği gibi örgütün temel amacı, işçi ve üretim kooperatiflerini dünya çapında geliştirmek ve temsil etmektir. Örgütün Avrupa ve Amerika yapılanması aşağıdaki gibidir :

  • CECOP (CICOPA Avrupa)  (The European Confederation of Workers’ Cooperatives, Social Cooperatives and Social and Participative Enterprises  – Avrupa İşçi Kooperatifleri, Sosyal Kooperatifler ve Sosyal ve Katılımcı Teşebbüsler Konfederasyonu): Örgüt; 15 Avrupa ülkesinde 26 ortağı bir araya getirmektedir. 1.3 milyon işçinin bulunduğu 50.000 işletmeyi temsil etmektedir.
  • CICOPA Amerika: Amerika kıtasındaki 10 vilayette 13 teşkilatı bünyesinde barındırır. ICA’nın bölgesel teşkilatı olan ICA Amerika’nın sektörel bir teşkilatıdır. A.B.D., Kanada ve Meksika’daki kooperatif örgütlerini çatısı altına alan CICOPA Kuzey Amerika; Brezilya, Arjantin, Uruguay ve Paraguay’daki kooperatif teşkilatlarını birleştiren CICOPA Mercosur olmak üzere iki bölgesel yapılanması mevcuttur.
  • Kuzey Amerika; Brezilya, Arjantin, Uruguay ve Paraguay’daki kooperatif  teşkilatlarını birleştiren CICOPA Mercosur olmak üzere iki bölgesel yapılanması mevcuttur.

 

Ulusal Alanda Faaliyet Gösteren Önemli Bazı Örgütler
AGCI PSL AGCI Produzione e Servizi di Lavoro – AGCI Üretim ve Çalışma Hizmetleri Teşkilatı İtalya
ANCPL Associazione Nazionale Delle Cooperative Di Produzione E Lavoro – Ulusal İşçi ve Üretim Kooperatifleri Teşkilatı İtalya
Confcooperative Federlavoro e Servizi Confcooperative Çalışma ve Hizmet Federasyonu İtalya
CG SCOP Confédération Générale Des Sociétés Coopératives Et Participatives – General Confederation of SCOPs – İşçi Kooperatifleri Genel Konfederasyonu Fransa
COCETA Confederación Española De Cooperativas De Trabajo Asociado – İspanyol İşçi Kooperatifleri Konfederasyonu İspanya
CWCF Canadian Worker Cooperative Federation – Kanada İşçi Kooperatifleri Federasyonu (FCCT – La Fédération canadienne des coopératives de travail) Kanada
EOA Employee Ownership Association – Çalışanların Mülkiyetindeki İşletmeler Birliği Birleşik Krallık
FACTA La Federación Argentina de Cooperativas de Trabajadores Autogestionados – Arjantin Kendi Kendini Yöneten İşçi Kooperatifleri Federasyonu Arjantin
FECOOTRA Federación de Cooperativas de Trabajo de la República Argentina – Arjantin Cumhuriyeti İşçi Kooperatifleri Federasyonu Arjantin
CNCT Confederacion Nacional de Cooperativas de Trabajo – Ulusal İşçi Kooperatifleri Konfederasyonu Arjantin
ICCIC International Committee for the Promotion of Chinese Industrial Cooperatives Uluslararası Çin Endüstriyel Kooperatifleri Geliştirme Komitesi Çin
JWCU Japan Workers’ Co-operative Union – Japonya İşçi Kooperatifleri Birliği Japonya
KFWC Korean Federation of Worker Cooperatives – Kore İşçi Kooperatifleri Federasyonu Güney Kore
NAUWC Związek Lustracyjny Spółdzielni Pracy – National Auditing Union of Workers’ Co-Operatives – Ulusal İşçi Kooperatifleri Denetim Birliği Polonya
USFWC United States Federation of Worker Cooperatives – Amerika Birleşik Devletleri İşçi Kooperatifleri Federasyonu A.B.D.
Kaynak: http://www.cicopa.coop/Members.html

5.Dünyada İşçi Kooperatifleri

İşçi kooperatiflerinin en çok gelişim gösterdiği ülkeler; Fransa, İtalya ve İspanya olarak gösterilebilir. Anılan ülkelerde; belirli sektörlerde uzmanlaşma gerçekleşmiş ve bu şekilde işletmeler, ölçek ekonomisine ulaşmıştır. Bu sektörler; İtalya’da sosyal hizmetler, yiyecek- içecek hizmetleri, inşaat, imalat, nakliye hizmetleri ve bakım-onarım hizmetleri, İspanya’da; ev aletleri, mobilya, spor aletleri, endüstriyel parçalar/aksamlar (otomativ, ev aletleri aksamları ve boru bağlantıları/donanımları) ve inşaat, Fransa’da ise inşaat, iletişim ve imalattır.

CWCF’nin yapmış olduğu tespitlere göre; her üç ülkede de işçi kooperatiflerinin gelişmesine zemin hazırlayan bazı faktörler bulunmaktadır. Örneğin; İspanya’da Mondragon’un gelişmeye başladığı dönemde gümrük vergilerinin mevcut olması ve böylece talebin iç pazara yönelmesi, çalışanlara yönelik olarak sunulan teknik eğitimler ile üretimde uzmanlaşmanın sağlanması, İtalya’da, üst örgütlenmenin politik partiler ile aynı duruşa sahip olması, Fransa’da kabul gören “sosyal ekonomi” anlayışının işçi kooperatiflerinin lehine olması ve bazı işletme türlerinin işçi kooperatifine dönüştürülmesi konusunda yapılan çalışmalar ile işçi kooperatiflerinin gelişmesi anlamında uygun bir ortam oluşmuştur.

Ayrıca söz konusu üç ülkede de; işçi kooperatiflerinin kuruluş ve işleyişinde teknik destek hizmeti sunan ve onlara yol gösteren önemli federasyon ve konsorsiyum gibi yapıların bulunması, devletin belirli şartlarda sunduğu ekonomik destek ve vergi indirim olanakları, işçi kooperatiflerine özgü kanuni düzenlemelerin bulunması ve işçi kooperatiflerinin ekonomik anlamdaki devamlılığına bir nevi sigorta vazifesi görerek katkıda bulunan bölünemeyen rezervlerin oluşturulması zorunluluğu,  işçi kooperatifleri arasında dayanışma ruhu ve işbirliğinin gelişmiş olması işçi kooperatiflerinin gelişiminde önemli bir rol oynamıştır.

İspanya’da kooperatif sektörün en büyük parçasını işçi kooperatifleri oluşturmakta, İtalya’da ise tüm kooperatif hareketinin % 50’sini işçi kooperatifleri oluşturmaktadır. Sayılarının fazla olmasının yanı sıra, işçi kooperatifleri, yarattıkları ölçekler ile İspanya ve İtalya’da çok değer görmekte ve çok ciddiye alınmaktadır. Fransa’da ise işçi kooperatifleri, sektörel anlamda geniş bir yer tutmasa da, bazı alanlarda uzmanlaşmış olmaları ve kriz dönemlerini diğer firmalara göre çok daha iyi bir şekilde atlatabilmiş olmaları açısından son derece başarılı bir konuma sahiptirler. Yaklaşık verilerle Fransa’da işçi kooperatifleri ve çok amaçlı ortaklık kooperatiflerinin sayısının 2,300’ün üzerinde olduğu, İspanya’da ise 17,000’in üzerinde işçi kooperatifi bulunduğu düşünülmektedir. İtalya’da ise işçi kooperatifleri açısından net bir rakam vermek mümkün olmamakla birlikte, üst örgütlenme olarak tüm kooperatif hareketini temsil eden LEGACOOP, AGCI ve Confcooperative; 43,000 kooperatifi ve 1,2 milyon çalışanı temsil etmektedir. Bunların içinde üretim gerçekleştiren kooperatiflerin sayısının ise 31,378 olduğu düşünülmektedir. CECOP verilerine göre ise sadece Avrupa’da 35,000 işçi kooperatifi ve 2,000 adet çalışanlarının mülkiyetinde bulunan (kooperatif olmayan) şirket bulunmaktadır.

İspanya’nın Basque Bölgesinde kurulu olan ve bir işçi kooperatifi olan Mondragon, dünyadaki en başarılı işçi kooperatifi örneğidir. Mondragon Grubu bünyesinde; 261 adet kooperatif ve işletme bulunmaktadır. Bu kooperatif ve işletmeler, adeta kenetlenmiş bir şekilde faaliyet göstermekte olup, mal ve hizmet ihtiyaçlarını birbirlerinden tedarik etmekte, gelecekte kullanmak üzere kendi kooperatifleri ve grubun yapısı içinde fonlar oluşturmaktadırlar. Gerektiği durumlarda birbirleri arasında işgücü transferi gerçekleştirebilmektedirler. Grubun toplam geliri 12,110,000,000 € olup, endüstri ve parekende satış bölümünün toplam satışları 11,368,000,000 €, toplam yatırımı 317,000,000 €’dur. 74,335 kişiye istihdam sağlamaktadır. Çalışanların % 81’i aynı zamanda kooperatif ortağıdır. Çalışan ortaklara ait öz sermaye stoğu 1,670,000,000 €’dur. Gruba ait eğitim merkezlerindeki öğrenci sayısı 11,368’dir. Grupta çalışan 1,774 araştırmacı bulunmaktadır. Grubun bünyesinde 12 adet Ar-Ge ünitesi ve 3 adet teknoloji merkezi bulunmaktadır.

Bu üç ülkenin dışında Amerika kıtasına baktığımızda, Arjantin’in işçi kooperatifleri konusunda büyük çalışmalar gerçekleştirdiğini görmekteyiz. Anılan ülkede, borca batık işletmeler, işçilerince devralınmış ve bu işletmelerin neredeyse tamamı, işçilerin de kararı ile işçi kooperatifine dönüştürülmüştür. Esasen 1970’li yıllarda ortaya çıkan, 1990-2000 döneminde tekrar canlanan kriz sonucunda iflasın eşiğine gelen ya da iflas eden şirketlerin işçileri tarafından kurtarılarak yeniden oluşum göstermesi ve borca batık olan şirketlerin ve fabrikaların işçileri tarafından devralınarak kooperatife dönüştürülmesi hareketine kısa adıyla “İyileştirilen / kurtarılan fabrikalar (fabricas recuperadas)”,  uzun adıyla Movimiento Nacional de Empresas Recuperadas (MNER – Ulusal Kurtarılmış Şirketler Hareketi) ve Movimiento Nacional de Fábricas Recuperadas por los Trabajadores (MNFRT- İşçiler Tarafından Kurtarılan Fabrikalar Ulusal Hareketi) adı verilmiştir. Siyasi olarak farklı cepheleri temsil eden MNER ve MNFRT aynı zamanda teşkilat yapısına kavuşmuştur. MNFRT hareketinin sonucunda kurtarılan ilk fabrika Gip Metal S.R.L. olmuştur.

1998-2000 döneminde iflasa giden şirketlerin % 95’inin işçi kooperatifine dönüştüğünü görmekteyiz. Anılan dönemde 10,000’den fazla kişiye istihdam sağlayan 180’den fazla fabrika, işçi kooperatifine dönüştürülmüştür. Ayrıca işçi kooperatifi hareketine devlet de destek olmuş ve Sosyal Kalkınma Bakanlığının fonları ile sadece 2011 yılında 1,777 adet ve yine 2012 yılında ise 6,024 adet işçi kooperatifi kurulmuştur.

6. Sonuç

Ülkemiz açısından durumu ele aldığımızda işçi kooperatifleri hakkında fazla bir çalışmanın yapılmamış olduğunu görmekteyiz. 1900’lü yıllardan sonra işçi yönetiminin olduğu birkaç örnek olsa da bunlar kooperatif şeklinde bir örgütlenme gösterememişlerdir. Kooperatif şeklinde kurulan şirketlere baktığımızda ise “işçi kooperatifi” terimi hiçbir şekilde kullanılmamıştır.

Her ne kadar “işçi kooperatifi” olarak adlandırılmamış olsalar da, ülkemizde “İşçi Kooperatifleri Dünya Deklarasyonuna” uygun şekilde çalışma gösteren kooperatiflerin de işçi kooperatifi olarak sayılması gerekmektedir. Örneğin İşçi Kooperatifleri Dünya Deklarasyonu ile uyumlu olan; kadın kooperatifleri, motorlu taşıyıcılar kooperatifleri, orman köyleri kalkınma kooperatifleri, çalışanlarının büyük çoğunluğunun aynı zamanda kooperatif ortağı olması nedeniyle işçi kooperatifi olarak sayılmalıdır.

İşçi kooperatiflerinin yasal anlamda tanımının yapılmamış olması bu kooperatiflere karşı olan bilincin de oluşmasını engellemiştir. Bu nedenle, diğer mevzuat ile uyum içinde; İspanya Kooperatifler Kanununda olduğu gibi, genel Kooperatifler Kanununun içinde, veyahut Fransa’daki gibi özel bir kanun ile, işçi kooperatiflerine ilişkin düzenlemeler getirilerek yasal alt zemin oluşturulabilir.  Bu şekilde, işçi kooperatifi özelliği gösteren kooperatiflerin tek bir kavram altında toplanması sağlanarak, hem uluslararası kooperatifçilik terminolojisi ile Türkiye’deki kavram birliği sağlanmış olacak, hem de ülke içinde bu kooperatiflere özel olarak devlet tarafından gerekli desteğin oluşturulması kolaylaştırılacaktır. Yasal boşluğun giderilmesi ile halkımızdaki farkındalık seviyesi de arttırılacak ve yeni birçok kooperatifin kurulmasının önü açılmış olacaktır.

Sonuç olarak işçi kooperatiflerinin; gelir adaletini sağlaması, gelir elde etme hedefinin yanı sıra işçinin sağlığını ve mutluluğunu ön planda tutması, sermaye işletmelerinde olduğunun aksine birincil amacının kâr elde etmek olmaması, işçilerin kriz döneminde dahi istihdam koruyucu bir politika izlemesi, kooperatifte çalışan kişilere, doğrudan doğruya işletmeyi geliştirme ve kooperatif gelirine ortak olma imkânı sunması gibi birçok avantajı bulunmaktadır. Bu kooperatiflerin kurulması ve sayılarının artması, işyeri demokrasisinin sağlanmasına katkıda bulunacak, işletmelerin veriminin artmasını sağlayacak ve ülkemizin kalkınmasına destek olacaktır.

 

KAYNAKÇA (İnternet siteleri için son erişim tarihi 11.07.2017)

  • 24.04.1969 tarih ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu
  • 16 Temmuz 1999 Tarih ve 27 sayılı İspanya Kooperatifler Kanunu

Ley 27/1999, de 16 de julio, de Cooperativas

https://www.boe.es/buscar/doc.php?id=BOE-A-1999-15681

  • 19 Temmuz 1978 Tarih ve 78-763 sayılı Fransız İşçi Üretim Kooperatifleri Kanunu

Loi n°78-763 du 19 juillet 1978 portant statut des sociétés coopératives ouvrières de production, in French

http://www.legifrance.gouv.fr/affichTexte.do?cidTexte=JORFTEXT000000339242&dateTexte=20101130

  • ALTAMIRANO, Vanesa, Movimiento Nacional de Fábricas Recuperadas: apoyo económico, legal y organizativo para los obreros, 28.08.2012

https://agenciatao.wordpress.com/2012/08/28/movimiento-nacional-de-fabricas-recuperadas-apoyo-economico-legal-y-organizativo-para-los-obreros/

  • ATHERTON, John, What we could learn from French co-ops, 23.02.2013

https://www.uk.coop/newsroom/what-we-could-learn-french-co-ops-0

  • CORCORAN, Hazel ve WILSON, David The Worker Co-operative Movements in Italy, Mondragon and France: Context, Success Factors and Lessons, Canadian Worker Co-operative Federation, Mayıs 2010

http://community-wealth.org/sites/clone.community-wealth.org/files/downloads/paper-corcoran-wilson.pdf

  • DELBONO, Flavio, REGGIANI, Carlo, Cooperative firms and the crisis: evidence from some Italian mixed oligopolies, Alma Mater Studiorum – Università di Bologna, Department of Economics

http://amsacta.unibo.it/3691/1/WP884.pdf

  • GÜVEN, Prof. Dr. H. Sami, Endüstriyel İşçi Kooperatifleri, Bursa 1994
  • LECCESE, Nora, A Decade after the Take: Inside Argentina’s Worker Owned Factories, 25.09.2013

http://www.shareable.net/blog/a-decade-after-the-take-inside-argentinas-worker-owned-factories

  • MONNI, Salvatore,  NOVELLI, Giulia, PERA, Laura, REALINI, Alessio, Workers’ Buyout: The Italian Experience, 1986-2016, Department of Economics, Roma Tre University, Italy, 10.06.2017

https://www.researchgate.net/publication/317663285_Workers%27_buyout_the_Italian_experience_1986-2016

  • SERRA, Laura, Crecen sin control las cooperativas sociales y abundan las quejas, 10.03.2013

http://www.lanacion.com.ar/1561788-crecen-sin-control-las-cooperativas-sociales-y-abundan-las-quejas

  • TAUSS, Aaron, Revisiting Argentina’s Recuperated Factories – Reflections on Over a Decade of Workers’ Control, Medellin, Colombia, 2015

http://www.scielo.org.co/pdf/desa/v27n1/v27n1a07.pdf

http://www.uwcc.wisc.edu/pdf/In%20Good%20Company%20a%20Guide%20to%20Cooperative%20Employee%20Ownership.pdf

http://www.cicopa.coop/IMG/pdf/cicopa_2013_2014__en_b_web.pdf

http://www.benefitcapital.com/ESOPInfoList/Employee_Ownership_and_Employee_Buyout_Definition_Fed_1-14-04.pdf (Bu makalenin alıntı yapıldığı eser: Foundation for Enterprise Development and Joseph R. Blasi of Rutgers University, March, 1993, “Employee Buyouts and Employee Ownership in the West,”)

 

YAZAR HAKKINDA

Ayşen ÇATAK

Gümrük ve Ticaret Uzmanı

Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü

1986 tarihinde Manisa’da doğdu. İlköğretim ve lise eğitimini Manisa’da tamamladı. 2004 – 2008 yılları arasında Ankara Hukuk Fakültesinde eğitim gördü. Beş yıl boyunca özel sektörde hukuk ve dış ticaret alanında çalışmalarda bulundu. 2013 yılından bu yana Gümrük ve Ticaret Bakanlığında Gümrük ve Ticaret Uzmanı olarak çalışmaktadır. İyi düzeyde İngilizce ve orta düzeyde İspanyolca bilmektedir. Evli ve iki çocuk annesidir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *