ENFLASYON REÇETELERİNİN YARAMAZ ÇOCUĞU: GIDA FİYATLARI

Makarnadan, bebek mamasına, tavuk etinden, dolmalık bibere, MR ücretinden okul defterine, şemsiyeden umre ücretine kadar tüketicilerin talep ettiği birçok ürünün fiyatının dâhil olduğu tüketici fiyat endeksi hesaplamasında, gıda ürünlerinin önemli bir yeri vardır. Güncel TÜFE hesaplamasında gıdanın yerinin altını çizelim. 2017 yılı itibarıyla yapılan hesaplamalarda kullanılan 414 madde arasında gıda ve alkolsüz içecekler harcama grubuna ait ürünlerin toplam ürünler içerisindeki ağırlığı %21,8 olarak belirlenirken aynı dönemde alkollü içecekler ve tütün ürünlerinin ağırlığı ise %5,87 olmuştur.

Türkiye İstatistik Kurumu’ndan edinilen verilere göre 2010 yılından bu yana gıda ve alkolsüz içecekler ürünlerinin toplam içerisindeki payı 2014 yılı haricinde tüm yıllarda gerileme göstermiştir. 2010 yılında toplam içerisinde %27,6 oranında paya sahip gıda ürünleri 2017 yılının Eylül ayı itibarıyla 5,8 puan güç kaybederek %21,8 oranında paya sahip olmaya başlamıştır.

Tüketici fiyatlarındaki değişimlerin değerlendirildiği en güncel hesaplama yöntemine göre baz yılı olarak kabul edilen 2003 yılından bugüne tüketici fiyatları genel seviyesinin ve gıda fiyatlarının yıllık değişimleri arasındaki doğrusal ilişki incelendiğinde, bu iki değişken arasında %60,4 oranında bir korelasyon hesaplanmaktadır. Nisan ayı ile beraber tekrar çift hanelere yükselen enflasyon oranındaki yukarı yönlü hareketin temel sebeplerinden biri olarak kabul edilen gıda fiyatlarındaki, fiyatlar genelse seviyesine ilişkin yapılan değerlendirmelerde de yerini her zaman muhafaza etmektedir.

Gıda ve alkolsüz içecekler harcama grubunda fiyatlar seviyesini incelemek için TÜİK hesaplama sepetine 125 adet söz konusu gruba ait ürün dâhil etmiştir.

Tablo 1: Gıda ve Alkolsüz İçecekler Harcama Grubunda En Fazla Paya Sahip Ürünler

Ürün İsmi Ürün Ağırlığı
Ekmek 2,22%
Dana Eti 1,90%
Koyun Eti 0,99%
Tavuk Eti 0,94%
Yumurta 0,71%
Beyaz Peynir 0,70%
Domates 0,67%
Ayçiçek Yağı 0,54%
Süt 0,54%
Çay 0,52%
Diğer 12,03%
TOPLAM 21,77%

Kaynak: TÜİK

Ekmek, et türleri, sebzeler, meyveler, alkolsüz içecekler vs. gibi ürünler ilgili harcama grubunu oluşturan maddeler olurken bu gıda fiyatlarındaki değişimin hesaplanması ve izlenmesi için bu ürünlerin farklı ağırlıklar itibarıyla ağırlıkları hesaplamaya dâhil edilmektedir.

Gıda ve alkolsüz içecekler harcama grubunda en fazla ağırlığa sahip olan ürünler ile bu ürünlerin ağırlıklarına tabloda yer verilmiştir. Ekmek %2,22’lik pay ile gıda ve alkolsüz içecekler harcama grubunda en yüksek paya sahip ürün olurken ekmeği sırasıyla dana eti, koyun eti, tavuk eti ve yumurta takip ediyor. İlk yirmi sırada yer alan ürünler toplam fiyatlar genel seviyesi içerisinde %21,77 paya sahip gıda ve alkolsüz içecekler harcama grubunun %60’ını oluşturuyor.

Gıda fiyatları fiyatlar genel seviyesinden daha fazla artıyor

2004-Eylül 2017 döneminde tüketici fiyatları genel seviyesinde aylar itibarıyla bir önceki yılın aynı ayına göre değişim ortalama olarak %8,42 oranında gerçekleşirken aynı dönemde alkollü ürünler ve tütün hariç gıda ürünlerindeki fiyat değişimi ortalama %9,32 oranında gerçekleşmiştir. Toplam tüketim ürünlerinin beşte birini oluşturan gıda ürünlerindeki bu artış tüketici fiyatlarındaki genel artıştan daha yüksek gerçekleşmesi, söz konusu dönemde gıda fiyatlarının enflasyon oranı üzerinde yukarı yönlü harekete sebep olduğu değerlendirmesini beraberinde getirebilir. Aşağıdaki şekilde, 2004-Eylül 2017 yılları arasındaki dönemde tüketici fiyatları genel seviyesi ile alkollü içecekler ve tütün ürünleri hariç gıda ürünlerindeki yıllık fiyat değişimleri yer almaktadır.

Genel olarak tüketici fiyatları genel seviyesindeki değişimden daha yüksek oranda artan gıda fiyatları kimi dönemlerde 15’in üzerinde artış göstermiştir. 2004’ten bu yana fiyat değişimlerini gösteren şekle bakıldığında, gıda fiyatlarının ortalama üzeri artış gösterdiği dönemlerde TÜFE’deki artış oranı da yukarı doğru hareketlenmiş; gıda enflasyonu, enflasyon oranındaki değişimin esas belirleyicilerinden biri olarak dikkat çekmiştir.

Ağustos ayının hemen başında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan Enflasyon Raporu’nda da gıda enflasyonunun sebeplerinden birisi olarak işlenmemiş gıda fiyatlarındaki yüksek orandaki artış değerlendirilmiş ve gıda enflasyonunu sınırlamaya yönelik tedbirlerin geniş bir yelpazede ele alınması gereğine işaret edilmiştir (TCMB, 2017).

2004 yılının Ocak ayından bu yana geride kalan 165 ayın 109’unda fiyatlar genel seviyesindeki artıştan daha yüksek oranda artan gıda fiyatları, bu sebeple TÜFE üzerinde yukarı yönlü baskıda bulunmaktadır. Öyle ki, 2010 yılı sonunda %6,4 oranında gerçekleşen yıllık enflasyonun yaklaşık 2 puanlık kısmını gıda fiyatları oluştururken 2014 yılındaki %8,17’lik yıllık enflasyon oranının ise yaklaşık 3 puanlık kısmını gıda fiyatları oluşturmuştur. 2017 yılı Eylül ayı itibarıyla ise bir önceki yılın aynı ayına göre %11,2 oranında gerçekleşen enflasyon oranının 2,71 puanlık kısmı gıda fiyatlarındaki artıştan kaynaklanmıştır.

Enflasyon oranına bu kadar etkisi olan gıda ürünlerinin hanehalkı bütçesindeki yeri ne?

Farklı yönleriyle gıda sektörünün değerlendirilmeye çalışıldığı bu çalışmanın son bölümünde ise sektöre dış ticaret ve fiyatlar penceresinden sonra bir de harcamalar penceresinden bakılmıştır. Yine TÜİK’in yapmış olduğu Hanehalkı Bütçe Araştırmasının sonuçlarına göre, 2002 yılında 100 lirasının 27 lirasını gıda ve alkolsüz içecekler ürünlerine ayıran ortalama bir hanehalkı, 2016 yılı sonunda bu ürünlere 100 lirasının 19,5 lirasını ayırmıştır. Diğer bir deyişle, ortalama bir hanehalkı gelirinin beşte birini gıdaya harcıyor. Söz konusu dönemde gıda ve alkolsüz içecekler ürünlerinin toplam harcamalar içerisindeki payı 7,2 puan azalırken bu ürünlerin harcamalar içerisindeki yerini payını 9,5 puan artıran ulaştırma harcama grubu almıştır.

2016 yılı sonu itibarıyla gelir gruplarına göre gıda harcamalarına baktığımızda ise en düşük gelire sahip %20’lik gelir grubunun gıda ürünlerine ve alkolsüz içeceklere %28,9 oranında pay ayırırken en yüksek gelir grubunda yer alana %20’lik grubun ise bu ürünlere yalnızca %14,2 oranında pay ayırdığını görmekteyiz. Diğer bir deyişle, gıda ürünleri daha düşük gelir seviyesindeki hanehalkının bütçesinde daha fazla yer tutmaktadır. Aynı durum, alkollü içecekler ve tütün ürünlerinde de geçerli: En düşük gelir grubunda yer alan bireyler 100 liralarının ortalama 5 lirasını alkollü içecekler ve türün ürünlerine ayırırken en yüksek gelir grubundaki bireyler ise bu ürünlere 3,3 lira harcamaktadır.

Hanehalkının geliri kadar yapısı ve yaşadığı yer de gıda ürünleri harcamasının belirleyici unsurlarından olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin, Duman (2015) kentte yaşayan bireylerin bütçesinde kira harcamalarının daha yüksek oranda yer tuttuğunu değerlendirirken kırda yaşayan bireylerin ise kentte yaşayanlara kıyasla gıda ürünlerine daha fazla harcama yaptığını ifade etmektedir. Kentte yaşayan bireyler gıda ve alkolsüz içecekler ürünlerine %17,8 oranında pay ayırırken bu oran kırda yaşayan bireyler için %27,2’ye yükselmektedir. Çalışma öncesinde de öngörüldüğü gibi, hanehalkının büyüklüğü de gıda harcamalarında etkin rol oynamaktadır. Tek kişilik ailelerde %17 paya sahip gıda ürünleri harcamasının 7 ve daha fazla üyeli hanehalklarında %26,9 paya sahip olması daha kalabalık ailelerin beslenme ihtiyaçlarına daha fazla harcama yaptığının bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Gıda ürünlerine yapılan harcama kent ve kırda olduğu kadar bölgeler arasında da farklılık göstermektedir. NUTS 2 sınıflamasına göre ayrılan bölgeler itibarıyla toplam harcamaları içerisinde gıda ürünlerine en fazla pay ayıran bölgeler sırasıyla TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt), TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) ve TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) bölgeleri olmuştur. Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt illerinden oluşan bölgede yaşayan bir hanehalkı 100 lirasının ortalama 31 lirasını gıda ürünleri ve alkolsüz içeceklere ayırırken İzmir’de yaşayan bir birey 18 lirasını, Ankara’da yaşayan bir birey 16,9 lirasını, İstanbul’da yaşayan bir birey ise 15,8 lirasını söz konusu ürünlere ayırmaktadır. Büyükşehirlerde barınma ve ulaştırma harcamalarının da diğer bölgelere görece daha yüksek seyretmesi, gıda ürünlerinin bu bölgelerde toplam harcamalar içerisinde daha az paya sahip olmasının bir nedeni olarak değerlendirilebilir.

SONUÇ YERİNE

Bireyin yaşamını idame ettirmesinde olmazsa olmazlarından gıda ürünleri kendisine ekonomide de sağlam bir yer bulmaktadır. Ülkemizin her 100 ihraç ürününün 11’ini, her 100 ithal ürününün ise beşini oluşturan gıda ürünleri sadece dış ticaret alanında değil iç piyasada fiyatlar genel seviyesi ile harcama yapısında da büyük öneme sahiptir. Öncelikli olarak, yıllar itibarıyla dış ticaret fazlası vermeyi başaran bir sektör olarak karşımıza çıkan gıda sektörünün dış ticaretinde, yapılan düzenlemeler ile daha etkin bir görünüme kavuşulması, dış ticaret desteklenirken yurtiçindeki üretimin ve üreticinin de kaybının önlenmesi büyük önem arz etmektedir.

Buna ek olarak, dönemler itibarıyla tüketici fiyatlarındaki değişimin esas belirleyicilerinden biri olarak karşımıza çıkan gıda fiyatlarındaki değişimin de istikrara kavuşması ve kontrol altına alınması için, sektöre ilişkin düzenlemelerin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. TCMB’nin de ifade ettiği gibi enflasyon ile mücadele konusunda gıda enflasyonunu sınırlamaya yönelik tedbirlerin geniş bir yelpazede ele alınması ve gıda enflasyonunun sürdürülebilir düzeylere çekilmesi için kararlı adımların atılması gerekmektedir. Bu bağlamda, Hükümetimiz ve ilgili kurumlar da gıda enflasyonu ile mücadele ve gıda fiyatlarının belirli bir istikrara kavuşturulması konusunda çalışmalarını sürdürmektedir.

Son olarak, hanehalkının harcamaları içerisine ortalama olarak beşte bir oranında paya sahip gıda ürünlerine yönelik çalışmalar, fiyat seviyelerinde olduğu kadar hanehalkı harcamaları ve bütçesi konusunda da büyük etkiye sahiptir. Gerek olmazsa olmaz ihtiyaçlardan biri olması, gerekse de ekonomideki yeri dolayısıyla gıda ürünleri ile ilgili çalışmaların geniş bir vizyon ve etkin politika setleri ile desteklenmesi de büyük öneme sahiptir.

 

KAYNAKLAR

  • Duman, M. C. (2015). Kentte Yaşayan Kira, Kırda Yaşayan Gıda Derdinde, İktisadiyat, Haziran 2015.
  • Duman, M. C. (2017). Farklı Yönleriyle Türkiye Ekonomisinde Gıdanın Yeri, İktisat ve Toplum, 82. Sayı, 59-63, Ağustos 2017
  • TÜİK (2017). Tüketici Fiyat Endeksi Göstergeleri ve Tüketim Harcamaları İstatistikleri.
  • Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (2017). Enflasyon Raporu 2017-III, Ankara, Ağustos 2017.

 

YAZAR HAKKINDA

Mert Can DUMAN

Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü

Gümrük ve Ticaret Uzman Yardımcısı

0312 449 3865

m.duman4@gtb.gov.tr

1988 yılında Ankara’da doğdu. İktisat alanında lisans ve yüksek lisans öğrenimini tam başarı bursu ile tamamladı. Yüksek lisans derecesini “Where You Export Matters: Explications on the Export Sophistication of Turkey and Its Export Destinations” başlıklı teziyle aldı. Çalışmalarını Hacettepe Üniversitesi SBE Ekonomi Doktora Programı’nda devam etmektedir. TOBB ETÜ’de öğretim asistanlığı, TEPAV’da araştırma asistanlığı yaptı; dış ticaretin görünümü ve sektörlerin rekabet gücü üzerine çalıştı. Ulusal ve uluslararası dergilerde makaleleri yayınlandı. Çeşitli topluluklar ve üniversitelerde eğitmen, koreograf, yönetim kurulu üyesi ve sanat kurulu üyesi olarak görev aldı. Halen Türkiye Halk Oyunları Federasyonu’nda antrenör olarak görev yapmaktadır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *