TÜKETİCİ ALGISINDA 4.5G VE İLETİŞİM SEKTÖRÜ REKLAMLARININ DENETİMİ

ÖZET

Reklam Kurulu, iletişim hizmetleri, gıda, sağlık, kozmetik ve temizlik ürünleri, turizm gibi pek çok alanda reklamların aldatıcılık ve yanıltıcılık yönünden denetimini sağlayan ve bünyesinde gerek kamu gerekse sivil toplum kökenli farklı paydaşlar barındıran bir yapıdır. Türkiye’de ciddi pazar payı bulunan ve dünyadaki gelişmelerle sürekli kendini yenileyen ve geliştiren iletişim sektörü, 4.5G teknolojisinin tanıtımı ile son dönemde reklam yatırımlarını oldukça arttırmıştır. Tüketicilerin en doğru ve dürüst şekilde 4.5G teknolojisi konusunda bilgi edinmeleri ve sektördeki firmaların ticari hayattaki itibarlarının korunması için reklamların bu anlamda denetimi kritiktir. Bu konuda Reklam Kurulu, Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu ve firmalarla tüketicilerin güveni ve çıkarlarının korunması konusunda ortak bir çalışma yürütmelidir.

Anahtar kelimeler: iletişim sektörü reklamları, Reklam Kurulu, 4.5G teknolojisi, tüketici, GSM operatörleri

 

GİRİŞ

Rekabetin oldukça yüksek ve keskin olduğu ticari hayatta, mal ve hizmetlerin satışı, mevcut satışların arttırılması ve rakipler arasında yükselmek/fark yaratmak amacıyla şirketler reklamları önemli birer araç olarak kullanmaktadır. Diğer yandan, tüketiciler ise satın alacağı mal ve hizmetler ile ilgili en iyi şekilde bilgi edinmek niyetini taşırlar (ÜREY, 2010, s: 3). Devletin buradaki sorumluluğu adaletli bir piyasa ortamının oluşması ve sürdürülebilmesini gözetirken tüketicilerin güvenliğini ve doğru bilgi edinebilmelerini sağlamaktır.

Bu çalışmada, Reklam Kurulu’nun reklamların doğruluk ve dürüstlük ilkeleri gözetilerek sunulması hususundaki temel rolü ve denetlemekle yükümlü olduğu çeşitli sektörel alanlardan yalnızca bir tanesi olan iletişim hizmetleri reklamları değerlendirilmektedir. 2015 yılından beri Türkiye’nin gündeminde olan 4.5G teknolojisi, bu hizmetle birlikte internet kullanımı ve diğer pek çok alanda tüketicileri bekleyen yenilikler, tüketici algısında 4.5G ve GSM operatörlerinin bu reklamları aracılığıyla tüketicilerin doğru bilgilendirilmeleri konuları tartışılmaktadır.

Reklam Kurulu’nun Rolü ve İletişim Sektörü Reklamlarına Kısa Bir Bakış

Aldatıcı, dürüst olmayan reklamlara karşı denetim sistemleri oluşturulmuştur ve reklamların denetlenmesi sürecinde çeşitli sistemler ve ceza yöntemleri uygulanır. Bu bağlamda, ülkemizde reklamlarla ilgili gelen şikayetlerin değerlendirilmesi amacıyla 1995 yılında 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’nun yürürlüğe girmesiyle Reklam Kurulu oluşturulmuştur. Zaman içinde, ticaretin değişen ve çeşitlenen biçimleri tüketicilerin haklarının her zamankinden daha dikkatli şekilde korunması gerektiğine işaret etmiş ve ülkemizde tüketicinin korunmasına yönelik oluşturulan hukuk kuralları ve yasal mevzuat belirli sosyal gereksinimlerine cevap verecek ölçüde yeniden düzenlenmiştir. 28 Kasım 2013’te Resmi Gazete’de yayınlanarak, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’unda da Reklam Kurulu ve çalışma prensiplerinin önemine atıfta bulunularak reklama ilişkin mevzuat yeniden ele alınmış; tüketicileri korunması konusunda daha titiz adımlar atılmıştır.

Eski kanunla karşılaştırıldığında özetle söylenebilir ki düzenlemeler büyük ölçüde benzer olmakla birlikte; yeni düzenlemede ticari reklamların tanımı yapılarak “örtülü reklam” kavramı da tanımlanarak örtülü reklamın yasak olduğu hüküm altına alınmış, ayrıca ticari reklamlara ilişkin getirilecek sınırlamalar ile bu reklamlarda uyulması gereken usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır (ANKARA BAROSU TÜKETİCİ HAKLARI KURULU, 2014, s: 144). Yeni kanunda Reklam Kurulu üyelerinin sayısı azaltılıp 29’dan 19’a düşürülmüş ve Reklam Kurulu’nun karar almasına yardımcı olacak sektörel özel ihtisas komisyonları kurulacağı belirtilmiştir.

20 yılı aşkın süredir görev yapan Reklam Kurulu, kamu adına denetim yapan, Türkiye’de kamu kurum ve kuruluşları açısından örneği az bulunan, aldatıcı veya yanıltıcı reklam yayınının tespiti durumunda bu reklam ve tanıtımları düzelten, durduran, tedbiren durduran veya idari para cezası gibi yaptırımlar uygulayan bir yapıdır. Ticari reklamların Reklam Kurulunca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun, doğru ve dürüst olmaları esastır.

Her ayın ikinci Salı günü toplanan Reklam Kurulu’nda görüşülen dosyaların sektörel kategorizasyonu iletişim hizmetleri, gıda, sağlık, kozmetik ve temizlik ürünleri, turizm, teknoloji ve dayanıklı tüketim malları, banka ve sigorta, örtülü, enerji, tütün ve alkol, eğitim, diğer (daha özgün ve yukarıda sayılan sınıflandırmaya girmeyen) sektörleri şeklindedir. Bu yazıdaki odak noktası ülkemizde sunumu çok yeni olan 4.5G hizmeti ve iletişim sektörü reklamları olduğundan iletişim hizmetleri reklamlarına ilişkin bazı istatistiki bilgilerin verilmesinde fayda görülmektedir.

Bu çerçevede, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği 10.01.2015 tarih ve 29232 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Tablo 1. Reklam Kurulu’nda Görüşülüp Karara Bağlanan İletişim Hizmetleri Reklamları (2008-2015)

Yıl Gündemde Görüşülen Aykırı Bulunmayan Aykırı Bulunan
      Durdurma Cezası Alan Dosya Sayısı Durdurma ve İdari Para Cezası Alan Dosya Sayısı, Miktar – TL
2008 40 15 9 16 (1.496.971,-TL)
2009 60 5 8 47 (5.316.000,-TL)
2010 84 11 19 54 (6.145.608,-TL)
2011 123 22 27 74 (9.436.181,-TL)
2012 88 22 33 33 (4.591.152,-TL)
2013 71 9 10 52 (6.615.441,-TL)
2014 79 31 9 39 (3.786.619,-TL)
2015 57 20 19 18 (2.376.375,-TL)

Yukarıdaki tabloya bakıldığında, 2010-2011 yıllarında iletişim hizmetleri reklamlarına ilişkin gündemde görüşülen dosya sayısının en üst seviyede olduğu, 2014 yılından itibaren gözle görülür bir azalma gösterdiğini söylemek mümkündür. Bu sayıdaki azalma ve Kurul tarafından gerçekleştirilen oylama sonucu uygulanan idari para cezası miktarında ve sayısındaki düşüş, sektörün yayınladığı reklamların yanıltıcılığı ve aldatıcılığı konusunda daha olumluya giden bir tablo çizdiğini göstermektedir. Bunun gerekçeleri arasında sektör içi ve dışı özdenetim faaliyetleri ve iletişim firmalarının Reklam Kurulu tarafından daha evvel uygulanan cezaları göz önünde bulundurarak daha dikkatli ve özenli bir tutum sergilemeleri sayılabilir. Zira Kurul tarafından uygulanan reklamları durdurma ve idari para cezası müeyyideleri yalnızca firmaların maddi açıdan zarar görmesi ile sonuçlanmamakta, sayıca az fakat oldukça güçlü oyuncuların olduğu iletişim sektörü gibi bir pazarda firmaların ticari itibarları açısından da olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.

Reklamcılar Derneği’nin verilerine göre 2015 yılında, bir önceki yılı ikiye katlayarak toplam 6.4 milyon TL reklam yatırımı yapılmıştır (RD, 2016). Firmaların 2011 yılından bu yana dijital reklam harcamaları, geleneksel medya araçları şeklinde tanımlayabileceğimiz televizyon, gazete, dergi reklamlarının hızlı bir şekilde önüne geçse de televizyon ve yazılı basın mecralarının ülkemizde ulaşabileceği kitlenin büyüklüğü yadsınamaz bir gerçektir. Nitekim, aynı verilere göre televizyon 3.2 milyon TL ile yatırım yapılan mecralar arasında yine ilk sırada yer almıştır. Reklam sektörünün gerek 2015 gerekse bir önceki yıl 2014’te ‘büyümede itici güç’ olarak tanımladığı alanlar iletişim, inşaat, finans/sigorta ve otomotiv olmuştur (RD, 2016). Her gün televizyonlarda veya gazetelerin farklı sayfalarında yayınlanan reklamların; yeni bir cep telefonu tanıtımı, konforlu yaşam alanı sunan bir site inşaatı veya bir bankanın kredi faizi konusunda tüketiciye sağlayacağı kolaylıklar gibi içeriklere sahip olduğu düşünüldüğünde istatistiklerden elde edilen bu sonuçların rastlantısal olmadığı açıktır.

Diğer yandan, Türkiye İstatistik Kurumu Ağustos 2015 verilerine göre ülkemizde bilgisayar ve internet kullanım oranları 16-74 yaş grubundaki bireylerde sırasıyla %54,8 ve %55,9 olmuştur. İnterneti kullanan bireylerin %74,4’ü ev ve işyeri dışında internete kablosuz olarak bağlanmak için cep telefonu veya akıllı telefon kullanırken, %28,9’u taşınabilir bilgisayar (dizüstü, netbook, tablet vb.) kullanmıştır (TÜİK, 2015). 2014 yılının aynı döneminde internete girmek için mobil cihaz kullanan bireylerin oranının %58 olduğu göz önünde bulundurulduğunda, son bir yıldaki bu %16’lık artış ülkemizde tüketicilerin cep telefonu kullanımı ile ilgili alışkanlık değişimine uğradığına işaret etmektedir. Ayrıca yine TÜİK tarafından 2013 yılında gerçekleştirilip, 2014 yılında rapor haline getirilen “İstatistiklerle Gençlik” araştırmasından çıkan sonuçlara göre Türkiye’de 16-24 yaş aralığındaki gençlerin %70’inin, 25-34 yaş arası bireylerin de %63’ünün internet kullandığı görülmüştür (TÜİK, 2014).  Dolayısıyla, tüm bunlar iletişim hizmetleri sunan firmaların reklam ve medya konusunda ciddi meblağlara ulaşan harcamalar yapmalarının gerekçelerini ve hedef kitle olarak neden gençlerin belirlendiğini gözler önüne sermektedir.

İletişim hizmetleri sektörü denilince ilk akla gelen elbette ki mobil operatörler ve sabit internet hizmeti sunan iletişim firmalarıdır. Türkiye’de bu pazarda aktif olarak rekabet eden üç firma olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Firma sayısının az olması ve oldukça kurumsal nitelikte firmalar olması tüketiciler nezdinde markaların bilinirlik seviyesini arttırırken rekabeti de keskinleştirmektedir. Bu yüzden üç operatör de her yaştan ve her profilden tüketiciye ulaşmayı hedefleyerek yeni teknolojilerini en iyi şekilde tanıtmaya çalışmaktadır.

4.5G ile Hayatımıza Neler Girecek?

Bugün International Mobile Telecommunications-Advanced (IMT-Advanced) teknolojisi olarak bilinen ve ülkemizde 4.5G olarak adlandırılan dördüncü nesil telekomünikasyon sistemleri, 2G ve 3G teknolojilerinin devamı niteliğindedir. Süratle gelişen ve değişen mobil iletişim teknolojileri içinde 2G mobil telefonlar üzerinden ses ve sms hizmetleri sunmak üzere geliştirilen birinci nesil dijital mobil haberleşme sistemine verilen isimdir. 3G ise mobil telefonlar üzerinden ses ve sms hizmetlerinin yanı sıra mobil veri/internet hizmeti de sunabilen üçüncü nesil mobil haberleşme sistemidir. 4.5G ise, mobil telefonlar üzerinden yüksek hızlı genişbant hizmetler sunmak üzere geliştirilen ve tamamen veri tabanlı şebeke yapısına sahip dördüncü nesil ve devamı mobil haberleşme sistemleridir.

4G’ye bağlı LTE (Long Term Evaluation Advanced) teknolojisi ilk olarak Japonya’da (2004) NTT DoCoMo firması tarafından duyurulmuştur. 5 yıl sonra 17.08.2009 tarihinde ilk 4G testi dünyanın önde gelen telekomünikasyon şirketlerinden Verizon tarafından yapılmış; ABD’nin Boston ve Seattle kentleri arasındaki test başarıyla tamamlanmıştır (T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI, 2013: s. 26). Telekomünikasyonda 4G, dördüncü nesil kablosuz telefon teknolojisidir ve GSM standartları gibi hücresel bir ağ sistemi kullanması ve üçüncü nesilde ortaya çıkan kapsama alanı sorunu başta olmak üzere bazı sorunları çözmesi beklenerek geliştirilmiştir. Bağlantı hızı cep telefonlarında 100 Mbps, wi-fi ağlarda ise 1 Gbps’dir. Aşağıda tüketicilerin veri indirme konusunda en çok kullanabileceği müzik albümü, film ve dosya gibi araçların 3.5G, 4G ve 4.5G teknolojileri sayesinde kaç saniye içerisinde indirilebileceğine ilişkin tablo yer almaktadır.

Türk Telekomünikasyon A.Ş. Türk Ticaret Kanunu madde 198 uyarınca hisse devri yoluyla Avea İletişim Hizmetleri’nin hakim ve tek pay sahibi haline gelmiştir. Bu hisse devri Rekabet Kurumu tarafından 28.07.2015 tarihinde 15-32/454-138 sayılı kararla onaylanmış ve Türk Telekom’un Avea paylarının %100’ünü iktisap etmesine izin verilmiştir. Türk Telekom, Avea dışında telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren farklı şirketlerin de paylarının tamamına sahip olması nedeniyle grup şirketi oluşumuna gitmiştir. Dolayısıyla Türkiye’de esasında mobil ve sabit internet hizmeti sunumunda en fazla medya yatırımı yapan 4 büyük şirket (Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş., Vodafone Telekomünikasyon A.Ş., Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. ve Türk Telekomünikasyon A.Ş.) bulunmaktayken, bu birleşme sonrası piyasada keskin şekilde rekabet eden 3 büyük şirket olduğu söylenebilir.

Tablo 2. 3.5G, 4G ve 4.5G Teknolojilerinin Veri İndirme Süreleri

  Boyut 3.5G (HSPA+) 4G LTE 4.5G LTE-A
(43.2 Mbps) (150 Mpbs) (>=300 Mbps)
Müzik Albümü 50 MB 10 sn 2,5 sn 1,5 sn
DVD Film 3 GB 9 dk 160 sn 80 sn
Dosya 10 MB 2 sn 0,5 sn 0,3 sn

Kaynak: BTK, Erişim Tarihi:18/04/2016.

Her ne kadar, dünyada henüz 5G hizmeti yaygın olarak kullanılmamakta ve bazı ülkeler yeni yeni 5G testleri gerçekleştirerek tam kullanım zemini hazırlıyor olsa da genel bir kabul artık küresel ölçekte 4G teknolojisine çok fazla yatırım yapılmadığıdır. Ülkemizde de bu anlayıştan hareketle, geçtiğimiz yıl yasal düzenlemesi gerçekleştirilip bu yıl sunulmaya başlaması beklenilen 4G hizmeti yerine 5G’nin bir adım öncesi olan 4.5G hizmeti için düğmeye basılmıştır. 4G şartnamesiyle ilgili yapılan son değişikliğin ardından, 26.08.2015 tarihinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 4.5G IMT Advanced Hizmet ve Altyapılarına İlişkin Yetkilendirme İhalesi gerçekleştirilmiş ve 4.5G teknolojisine geçiş yapılmıştır. 4.5G teknolojisinde 4G’ye kıyasla 2 katı aşan yükseklikte hızlar görülebileceği tahmin edilmektedir.

Şartnamedeki 10 Değişiklik

  • Telekomünikasyon sektörünün stratejik sektör olarak belirlenmesine yönelik tedbirler alındı.
  • Yeni yatırımların asgari 4.5G altyapı sistemlerinde olma şartı getirildi.
  • 5G’ye otomatik geçiş hakkı sağlanacak.
  • Yerlilik oranı yatırım sürelerine göre sırasıyla %3, 8, 15’ten %30, 40, 45’e çıkartıldı.
  • AR-GE yapılması, etkin denetimi ve yeni süreçler hazırlandı.
  • KOBİ’lerle birlikte Türkiye’de üretim şartı sağlanacak.
  • Yeni yapılan otoyol, tünel ve hızlı tren hatlarının kapsam altına alınması şart olacak.
  • Kaynak israfının önlenmesi için bazı bölgelerde kapsama yükümlülüğü ortak altyapıyla sağlanacak.
  • Mobil geniş bant frekansları yeni tahsislere 5 katı olacak.
  • Mobil şebeke frekansları yeni tahsislerle 3.5 kata ulaşacak (MİLLİYET, 2015).

Tüketiciler Nelere Dikkat Etmeli?

4.5G teknolojisi; daha önceki nesilleri göre çok daha yüksek veri hızı temeline dayanan herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde, ses, veri ve akan çoklu kitle iletişiminin kullanıcılara hizmet verebileceği, ayrıca yüksek çözünürlük imkanı sunan, uçtan uca IP çözümü sağlamaktadır. Diğer bir ifadeyle, 4.5G teknolojisi ile birlikte mobil internet hızı yüksek oranda artacak, büyük boyutlu dosyalar çok daha kısa sürede indirilebilecek, çok daha yüksek kaliteli çözünürlükte video izlenebilecek ve sunulan kablosuz bağlantı imkanıyla daha kaliteli iletişim kurulabilecektir. 4.5G ile yüksek hızda ve kesintisiz bağlantı sağlanacağı için makineler arası iletişim (M2M), nesnelerin interneti (IoT), bulut bilişim, internet protokolü ile TV (IPTV), akıllı şehirler, hatta uzaktan kontrol edilecek robot teknolojisinin tele ameliyatlarda kullanımı gibi birtakım konularda gelişmeler sağlanacağı ve bu sayede yaşam kalitemiz yükseleceği öngörülmektedir.

Söz konusu ihale ile üç büyük operatöre de ihale kazandıkları frekanslar dahilinde 4.5G hizmeti sunma yetkilendirilmesi yapılmış ve 01.04.2016 tarihinden itibaren tüketicilerin kullanımına sunulacağı öngörülmüştür. Bugün geldiğimiz noktada 4.5G teknolojisi ile uyumlu cep telefonu modeli ve yine uyumlu sim kart sahibi olan tüketicilere 4.5G hizmetinin fiili olarak sunulduğunu söylemek mümkündür. 4.5G için nelerin gerekli olduğunu özetlemek gerekirse kapsama, 4.5G uyumlu cihaz, 4.5G uyumlu sim kart ve telefon tercihi (telefonda 4.5G sinyali için LTE seçeneği seçilmelidir) gibi dört temel önkoşulu söyleyebiliriz.

Buradan hareketle, henüz hizmet vermeye başlanılmadan – Nisan 2016 tarihinden önce – üç büyük operatör çeşitli reklam kampanyaları yürütmeye başlamıştır. Reklam Kurulu’na gerek rakip firma gerekse bireysel tüketici başvurusu şeklinde gelen başvurular sonucu üç operatörün de 4.5G reklamları incelemeye alınmış ve ilgili kurum kuruluşlardan görüşler alınmıştır.

Tüketicilerin en doğru şekilde bilgilendirilmeleri ve böylesine dev oyuncuların bulunduğu bir pazarda firmalar arası haksız rekabet koşulları oluşmasının engellenebilmesi için BTK’dan hangi pakette en yüksek hızın sağlanabileceği, en yüksek hızı sağlayacak paketi sunma hakkını ihale kapsamında hangi operatörün kazandığı, farklı paketler arasında ne gibi farklılıklar olduğu ve ihaleye çıkan paketlerin tümünün 01.04.2016 tarihinde kullanıma sunulup sunulmayacağı konusunda görüş istenmiştir. Konuyla ilgili BTK’nın görüşü oldukça kritiktir:

“4.5G sunumunda ulaşılabilecek maksimum hız; işletmecilerin şebekelerinde uyguladıkları topoloji, kullandıkları standart ve frekans bantları, hava koşulları, abone sayıları, trafik yoğunluğu, hizmet alan kullanıcıların el terminallerinin desteklediği teknoloji ve frekanslar ve işletmecilerin farklı saha tecrübeleri gibi birçok parametreye bağlı olarak değişkenlik gösterebileceğinden hız konusunda kesin bir hükme varmanın ve spesifik olarak hız belirtmenin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir” (BTK’nın 24.12.2015 tarih ve E.69630 sayılı görüşü).

Reklam Kurulu 9 Şubat 2016 tarih ve 245 sayılı toplantısında üç operatörün 4.5G reklamlarını eşanlı görüşmüş ve tutarlı karar verme konusunda titiz bir tutum izlemiştir. Operatörlerden birinin “en hızlının en hızlısı”nı yine kendilerinin sunduğunu iddia ettikleri ve numerik anlamda bir hız limiti belirttikleri görülürken, bir diğerinin dünyanın en hızlı fiber altyapısını kurmayı başardığını ve bu rekorunu da Türkiye’nin en iyi 4.5G şebekesini kuracakları iddiasıyla ilişkilendirdikleri tespit edilmiştir. Ancak BTK’nın görüşü dikkate alındığında Reklam Kurulu bu reklamlarla ilgili olarak hız konusunda kesin bir hükme varmanın, operatörler arası hız karşılaştırması yapmanın ve spesifik olarak hız belirtmenin mümkün olmadığı yönünde karar vermiştir. Nitekim baz istasyonundan hizmet alan abone sayısı düşünüldüğünde abone başına düşen veri hızı farklılık gösterebilir. Bir diğer deyişle, toplam bant genişliğinin fazla olması, abone sayısı ve trafik miktarı dikkate alındığında, abonenin veri hızının artacağı anlamına gelmediğinden, firmaların reklamlarında bu yönde iddialarda bulunmaları haksız rekabet oluşturmaktadır.

Çalışmanın başında atıfta bulunulan ve 6502 sayılı TKHK’nın en önemli getirilerinden olan Reklam Kurulu bünyesindeki İletişim Hizmetleri Sektörel İhtisas Komisyonu konuyla ilgili BTK görüşünden de yola çıkarak, reklamlarda yer verilen “Dünyanın en hızlı mobil interneti” veya “Türkiye’nin en yüksek hız ve kapasite kullanım hakkı” gibi ifadelerin bazı operatörler için kapasite kullanım hakkı yönüyle gerçeği yansıttığı[1], ancak sunulacak hız yönüyle yapılan ihale çerçevesinde 4.5G’ye ilişkin olarak Türkiye’de en yüksek hızın sunulması imkanının o operatöre verildiği sonucuna varılmayacağından bu türden iddialarda bulunulmasının mevzuata aykırılık teşkil ettiği şeklinde bir yaklaşımda bulunmuştur. Dolayısıyla tüketicilerin reklamlarda yer verilen bu iddialara daha dikkatli yaklaşıp, henüz ‘kapalı kutu’ sayılabilecek 4.5G’nin olası getirilerinden ve zaman içerisinde operatörlerin altyapılarının büyüme ve yaygınlaşması ile gelişeceğini göz önünde bulundurmalarında fayda vardır.

Nitekim bir başka operatörün reklamında yer alan ifadeler ile 4.5G’nin gelecekte hayatımıza neler katacağı abartılı bir dille resmedilmeye çalışılmış ancak Reklam Kurulu geleceğe yönelik olarak 4.5G hizmetinin sunulmaya başlanacağı tarihten itibaren eğitim ve sağlık gibi alanlarda yeni bir teknolojinin getirileceği ve bu hizmet ile sağlık alanında yeni bir uygulama başlatılarak doktorların hastaları anında uzaktan tedavi edebileceği, eğitime ulaşmada herkes için eşitlik oluşacağı algısı yaratılmasının; geleceğe yönelik ispatlanması şu an için mümkün olmayan abartılı unsurlar olduğunu düşünmüş ve bunlara reklamlarda yer verilmesinin tüketicileri yanıltıcı nitelikte olduğuna kanaat getirmiştir.

T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tüketicilerin çıkarlarının gözetilmesi ve firmaların ticari hayattaki itibarlarının reklamlardaki yanıltıcı ve aldatıcı ifadeler ile zedelenmemesi amacıyla koruyucu düzenlemeler yapmaktadır. Aynı Genel Müdürlüğün bir başka çalışma alanı olan abonelik sözleşmelerinin de 4.5G konusu ile yakından ilgisi bulunmaktadır. Şöyle ki, işletmeciler tarafından 4.5G ile birlikte yüksek hız ve yüksek kotalı tarifeleri sunulabileceğinden tüketicilerin bu paketler arasından kendi kullanım profilleri ve ihtiyaçlarına uygun olarak seçim yapmaları tavsiye edilmektedir. Tüketiciler cihaz alırken internet hizmetinde alabilecekleri maksimum hız seviyesi için söz konusu cihazın hangi sınıf (CAT4, CAT6 ve CAT9) cihaz olduğuna dikkat etmelidir. Örneğin, CAT4 cihazlar en fazla 150 Mbps hız desteklerken CAT9 cihazlar 450 Mbps internet hızını desteklemektedir (BTK, 2016: s.10-13). 4.5G ile birlikte hız artışı olacağı ve dolayısıyla abonelerin kotalarının daha hızlı tükenebileceği öngörülmektedir. Bu kapsamda mağduriyetlerin oluşmaması için tüketicilerin internet kullanımlarını dikkatli takip etmeleri gerekmektedir. BTK düzenlemelerine göre mobil internet kotası %80’e ve %100’e ulaştığında işletmeciler tarafından abonelere mesaj gönderilmesi gerekmektedir.

SONUÇ

Sonuç olarak, üç büyük operatörün henüz hizmet sunulmaya başlamadan kampanya başlattıkları ve 1 Nisan’dan itibaren yoğun bir şekilde devam ettirdikleri 4.5G reklam ve tanıtımları tüketiciler nezdinde bir algı oluşturmaktadır. Bu algı oluşurken, Reklam Kurulu kamu yararını gözeten bir yapı olarak TKHK’da da ön koşul olarak sayıldığı üzere tüketicilerin sağlığını, güvenini ve ekonomik çıkarlarını koruyacak şekilde tanıtımların doğruluk ve dürüstlüğünü gözetmekle yükümlüdür. 4.5G teknolojisi sunumunun özel sektör ayağında ve ‘hizmet sağlayıcı’ konumunda bulunan iletişim firmaları bir diğer deyişle GSM operatörleri ise 4.5G reklamlarını gerek hız, gerek kapsam, gerekse de vaatleri açısından doğru ve dürüst şekilde tüketicilere iletmelidir.

Bu konuda gösterilecek hassasiyet firmalar arasında oluşması muhtemel olan haksız rekabet koşullarının önüne geçecek veya en aza indirgeyecektir. Bu hem operatörlerin ticari itibarları açısından hem de sektörün kendi içinde uzun vadede gerçekleşmesi beklenen innovasyon ve yenilikçi adımların en doğru şekilde kamuoyuyla paylaşılması yönüyle önemlidir.

Tüm bu olgular ışığında çalışmanın getirdiği önerilerden biri Reklam Kurulu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun iletişim firmaları ile ortaklaşa bir çalışma yürütmesidir. Bu sayede 4.5G hizmetinin tam olarak ne olduğu, tüketiciye kısa vadede ve uzun vadede ne sağlayacağı, ne gibi hususlarda dikkatli olunması gerektiği, ‘ortalama tüketici’ kavramı da göz önünde bulundurularak tüketicilerin reklamlardan beklentilerini hangi düzeyde tutmaları gerektiği konusunda bir kamuoyu aydınlatma zemini oluşturulabilecektir. Bunun yanı sıra, dünyadaki 5G uygulamaları ile gelinen nokta referans alınarak, operatörlerin gelişmeleri yakından takip edip, tanıtımlarında abartılı unsurlara yer vermek yerine, tüketicilerin gerçekten bu hizmetten ne gibi bir fayda elde edebileceklerini en dürüst şekilde iletmeleri gerekmektedir. Nitekim, ancak bu şekilde tüketiciler nezdinde ‘sağlıklı’ bir 4.5G algısı oluşacaktır.

Mobil iletişimde önemli iki parametre kapsama ve kapasitedir. Yüksek kapasite ile daha çok sayıda abonenin aynı anda şebekeden hizmet alması sağlanabilmektedir. 1 GHz’in üstünde olan 1800, 2100 ve 2600 MHz bantları genel olarak kapasite ihtiyacının karşılanmasında kullanılan kapasite bantlarıdır. Öte yandan, her frekans bandı içinde tanımlanan blokların birbirinden farkı, ihalede belirlenen kurallar ve/veya blok büyüklüklerinden kaynaklanmaktadır. Örneğin, A1, A2 ve A3 paketleri büyüklük olarak birbirinin aynısı olmasına rağmen, A1 paketini kazanan işletmeciye 800 MHz bandı içerisinde yer seçme hakkı verilmiştir. Diğer bantlarda ise bloklar farklı frekans aralığı büyüklüklerine sahiptir. Örneğin C1 paketi 2×29,8 MHz band genişliğine sahipken C3 paketi 2×10 MHz’dir.

 

KAYNAKÇA

ANKARA BAROSU TÜKETİCİ HAKLARI KURULU. (2014). 4077-6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun Karşılaştırması. Ankara: Yorum Basın Yayın.

BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU. (2016). Mobil İletişimde Yeni Teknoloji 4.5G. BTK (Adres:http://btk.gov.tr/Files/45g-BROSUR.pdf  Erişim Tarihi: 18/04/2016)

BTK’nın 24.12.2015 tarih ve E.69630 sayılı görüşü.

MİLLİYET. (2015). 4.5’tan 5G cep’te!. Milliyet (Adres: http://www.milliyet.com.tr/4-5-tan-5g-cep-te-/ekonomi/detay/2095092/default.htm   Erişim Tarihi: 21/03/2016)

REKLAMCILAR DERNEĞİ. (2016). Karşılaştırmalı Medya Yatırımları. RD (Adres:http://rd.org.tr/doc/RD_TABLO_2016_MART.pdf   Erişim Tarihi: 28/03/2016)

REKLAMCILAR DERNEĞİ. (2016). 2015 Yılında Reklam Yatırımlarında %9 Artış Yaşandı. RD (Adres:http://rd.org.tr/RD-basin-bulteni.html   Erişim Tarihi: 28/03/2016)

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI. (2013). Elektrik-Elektronik Teknolojisi. MEB (Adres:http://www.megep.meb.gov.tr/mte_program_modul/moduller_pdf/%C4%B0leti%C5%9Fim%20Teknolojileri.pdf Erişim Tarihi: 21/04/2016)

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU. (2014). İstatistiklerle Gençlik, 2014. TÜİK (Adres: http://www.tuik.gov.tr/Kitap.do?metod=KitapDetay&KT_ID=11&KITAP_ID=251 Erişim Tarihi: 02/05/2016)

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU. (2015). Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması, 2015. TÜİK (Adres:http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=18660 Erişim Tarihi: 02/05/2016)

ÜREY, Y. (2010). Türk Hukukunda Karşılaştırmalı Reklamlar. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Galatasaray Üniversitesi, İstanbul.

 

YAZAR HAKKINDA

Hazal OĞUZ

Gümrük ve Ticaret Uzman Yardımcısı

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı

Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü

e-posta: hazal.oguz@gtb.gov.tr

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *