Transit Rejiminde Değişiklikler

01.08.2017 tarihli ve 30141 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile 4 ve 5 sayılı Gümrük Genel Tebliğleri transit rejiminde çok önemli değişiklikleri beraberinde getirmiştir.

Temel olarak ulusal transit işlemlerinde ön beyan, teminat uygulamaları, yüksek kaçakçılık riski taşıyan eşya, yetkili idarelerin işlemleri,beyana aykırılık hallerine ilişkin kapsamlı değişiklikler göze çarpmaktadır. Bu değişiklikleri analiz edecek olursak;

1- Ön beyan uygulaması
Değişiklikten önce karayolu taşımalarında taşıma aracının Türkiye Gümrük Bölgesine gelmesinden 2 saat önce veya bunun mümkün olmaması halinde aracın gelmesini müteakip 1 saat içerisinde özet beyan verilmesi gerekli iken yeni değişiklik ile Yönetmeliğin 67 maddesinin 4 üncü fıkrası “Karayolu taşımacılığında, uluslararası sözleşmeler kapsamında başlamış bir transit işlemi kapsamında Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşya hariç olmak üzere, özet beyan bilgilerini de içeren transit beyanı taşıtın giriş gümrük idaresine varmasından önce elektronik ortamda giriş gümrük idaresine verilir.” şeklinde düzenlenmektedir. Bu düzenleme ile birlikte Ortak Transit Rejimi kapsamında Avrupa Birliği ülkeleri, EFTA ülkeleri, Sırbistan ve Makedonya’dan ülkemize gelecek araçlar için herhangi bir beyanname veya özet beyan verilmesi gerekmemekte ancak ulusal transit rejimi çerçevesinde sınır gümrük idarelerinden iç gümrük idarelerine yapılacak taşımalarda “TR” kodlu ulusal transit beyannamelerinin taşıtın gelmesinden önce verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu uygulama özellikle gümrük idarelerinin araç gelmeden önce beyan bilgilerine ulaşması ve gerekli risk analizlerini yapabilmesi adına önem arz etmekte olup etkin bir uygulama ile giriş idarelerinde işlemlerin hızlandırılması ve bekleme sürelerinin azaltılması ile sonuçlanabilecektir.

Mezkur değişiklikte akla takılan en önemli husus ise özellikle doğu kapılarımızdan girecek taşıt eğer Ortak Transit Rejimi kapsamında Avrupa Birliği ülkeleri, EFTA ülkeleri, Sırbistan ve Makedonya’ya gönderilecek ise bu durumda önceden başlamış bir transit işlemi olmayan aynı zamanda ulusal transit rejimi kapsamında transiti yapılmayacak eşya için ne gibi bir işlem yapılacağıdır.

2- Beyana aykırılık halleri
Beyana aykırılık halleri değişiklik öncesinde Yönetmeliğin 249 maddesinde serbest dolaşımda olmayan eşyada eksiklik fazlalık ve cins itibariyle ayrıştırılmış yeni durumda ise madde ulusal transit işlemlerindeki farklılıklar olarak 239 uncu maddede, ortak transit işlemlerindeki farklılıklar olarak 240 ıncı maddede ayrıştırılmıştır.

Eksik çıkan eşyaya ilişkin vergilerin alınması, mühürler sağlam ise karayolu ile gelen eşyada 20 , denizyolunda ise 45 günlük süreler içerisinde eksikliğin ispatlanamaması durumunda eksik çıkan eşyaya ilişkin vergilerin tahsil edilmesi gerektiği belirtilmekte iken yeni durumda ulusal transit işlemlerinde eksiklik durumunda 20/45 günlük ispat sürelerinin 28 güne indirildiği, yazılı başvuru halinde ise 28 daha uzatılabileceği belirtilmekte aynı zamanda eksikliğe ilişkin vergilerin varış bildirimini müteakip 3 gün içerisinde ödenmek istenmesi ve ödenmesi durumunda varış idaresince bu vergilerin tahsil edilerek hareket idaresine mükellefince herhangi bir bildirim yapılmaksızın beyannamenin ibra edilmesi kolaylığı getirilmiştir.

Ortak transit işlemi kapsamında çıkacak eksiklikler için ise mührün sağlam olması durumunda varış idaresince herhangi takibat olmaksızın eksikliğe ilişkin kontrol sonuçlarının hareket idaresine gönderilerek eksik miktar üzerinden işlemlerin devam ettirilmesi hükmü getirilmiş ve bu hüküm sayesinde yükümlünün hem hareket idaresinde hem varış idaresinde takibata uğrayabilme ihtimali ortadan kaldırılarak azaltılan formaliteler neticesinde işlemlerin hızlandırılması sağlanmıştır. Mührün sağlam olmaması veya eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesi içerisinde boşaltıldığına yada değiştirildiğinin anlaşılması halinde ise varış idaresince gerekli tahsilatların yapılacağı belirtilmiştir.

Fazlalık çıkması durumunda ise eski durumda beyannamenin kapatılacağı fazla çıkan miktara ilişkin ise eşyanın mülkiyetinin 20/45 günlük süreler içerisinde ispatlanması durumunda fazla çıkan eşyaya ilişkin bir rejim beyanında bulunulabileceği ispatlanamaması durumunda ise tasfiyeye tabi tutulacağı belirtilmişken yeni durumda hem ulusal transit işlemlerinde hem ortak transit işlemlerinde süre 28 gün olarak yeniden düzenlenmiş ve bu süre içerisinde fazlalığın yanlış beyan veya fazla yüklemeden kaynaklandığının ispatı halinde fazla eşyaya ilişkin rejim beyanında bulunulmasına aksi halde tasfiyeye tabi tutulacağına değinilmiştir.

3- Teminat uygulamaları
Teminat uygulamalarında en önemli noktalardan biri ulusal transit rejiminde Gümrük Yönetmeliği’nin 493 üncü maddesi gereğince kullanılan götürü teminat ve özellikle teminatlı işlemlerde yaygın kullanımı olan mükellefince global teminat olarak bilinen toplu teminatların transit işlemlerinde 01.11.2017 tarihi itibariyle kullanılamayacağıdır. Bu durumda ulusal transit işlemlerinde de ortak transit işlemlerinde olduğu gibi sadece kapsamlı teminat ve bireysel teminat kullanılabilecektir. Bu durum sadece ulusal transit işlemleri yapan bir firma için tüm gümrük işlemlerinde kullanabildiği global ve kapsamlı teminatı varken kapsamlı teminat alma zorunluluğundan dolayı ekstra bir maliyet doğuracak ancak gümrük idareleri için azalan teminat türü bakımından takibi kolay bir hale dönüşecektir.

Bir tarafa maliyet diğer tarafa ise kolaylık sağlayan bu düzenlemenin her iki taraf için de verimli kullanılabilmesi adına Avrupa Birliği Gümrük Kodunda olduğu gibi kapsamlı teminat ve bireysel teminat uygulamalarının tüm rejimler için kullanılabilmesine yönelik düzenlemelerin yapılarak firmaların transit için ayrı diğer gümrük işlemleri için ayrı teminat vermesinin önüne geçilerek teminat türlerinin sadeleştirilmesi sağlanmalıdır.

Sadece kapsamlı ve bireysel teminatların transit işlemlerinde kullanılacak olması maliyet ve prosedürleri gereği özellikle kapsamlı teminatları yaygınlaşacağı düşünüldüğünde kapsamlı teminata ayrı bir önem yüklenmiştir. Bu önem 4 seri nolu tebliğle yapılan özellikle kapsamlı teminatta indirimler ve teminattan vazgeçme uygulamalarının şartlarının belirlenmesi ile birlikte daha da artmıştır.
Kapsamlı teminat sahibi firmaların veya başvuracak firmaların aldıkları kapsamlı teminatların 2 milyonu aşması durumunda ve kapsamlı teminat kullanılarak yapılan işlemlerde hem sayı ve yıl koşulunu sağlaması hem de rejimi düzgün kullanarak minimum cezai uygulamalarla karşılaşmaları halinde indirimlerden yararlanabileceklerdir. Bu indirimlerle Bakanlığa verilen teminat mektup tutarları aynı kalmasına rağmen mektup tutarlarının 2 katı hatta yaklaşık 3.5 katı kadar teminatlı işlem yapabilme şansı yakalayacak firma büyük bir maliyet avantajı sağlanmıştır.

Teminatta vazgeçme de yeni tebliğle düzenlenerek firmaların teminat mektubu vermeksizin referans tutarları kadar işlem yapabilmelerinin yolu açılarak teminat mektubu maliyetleri sıfıra indirilmiştir. Tabi böylesine etkin bir basitleştirmenin şartları da orantısal olarak ağırlaştırılmıştır. Bu basitleştirme için 3 yıl üçüncü düzey kapsamlı teminat kullanıcısı olmak, son bir yılda en az 4000 transit beyanı ile taşıma yapmış olmak, beyanname sayısının %0,5 ini aşmayan Kanunun 235 inci maddesi cezası ve %2 sini aşan usulsüzlük cezası yememiş olmak, ISO 9001 ile 27001 sahibi olmak gibi koşullar içeren teminattan vazgeçme izni ayrıca taşıyıcı olmayan sadece teminat kullandırıcısı olan firmalara taşıma yetki belgeleri bulunması ve özmal olarak 100 çekici toplamda 200 taşıtı olması şartları nedeniyle verilemeyecektir.

Teminatlarla ilgili bir başka husus ise Ortak Transit Sözleşmesinde teminat mektubu veren kefilin yükümlülüğü bir transit işlemine ilişkin yükümlülüğün transit işleminin ibra edilmediğinin kefile 9 ay içerisinde bildirilmemesi durumunda sona ermekteyken, teminat mektubunun iadesinde GRN’nin sistemden kapatıldığı tarihten itibaren 10 ay sonrasının işaret edildiği görülmektedir. Diğer taraftan Tebliğin 13 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında kefile bir bildirim yapılmış olması halinde teminat mektubu iade edilmiş dahi olsa kefilin yükümlülüğünün devam edeceği belirtilmekte bu durumda mektupların iade edilse dahi kefile bir transit işleminin 9 aylık süre içinde ibra edilmediği bildirilmişse 3 yıl boyunca bu borç talep edilebileceğinden kefilin riski bu süre boyunca devam edecektir.
Ayrıca kefilin vermiş olduğu teminat mektuplarının para cezalarını kapsamadığına ilişkin Tebliğin 14 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince para cezası düzenlenen bir mükellefin bu borcu teminat mektubundan tahsil edilemeyeceğinden dolayısıyla sadece para cezası bulunan bir işlemden dolayı teminat mektubunun iadesi engellenemeyecektir.

Teminatlarla ilgili son olarak göze çarpan ve bence önemli bir husus ise Tebliğin 4 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasındaki “Transit rejimi kapsamında taşınan eşyaya ilişkin gerekli teminatın hesaplanmasında aynı eşyanın serbest dolaşıma girmiş olması durumunda uygulanabilir ithalat vergileri dâhil en yüksek oranlar esas alınarak hesaplanmak suretiyle doğabilecek gümrük vergilerinin tam tutarı dikkate alınır.Bu çerçevede, eşyanın serbest dolaşımda olması, tercihli tarife veya kota uygulaması dikkate alınmaz. Ayrıca, ortak transit rejimi kapsamı işlemlerde serbest dolaşımda bulunan eşya serbest dolaşımda bulunmayan eşya olarak kabul edilir.” Hükmü bu hükme göre vergilerin %20 fazlasıyla alınması uygulaması Ortak Transit Sözleşmesine paralel bir şekilde son bulmaktadır.

4- Yüksek Kaçakçılık Riski Taşıyan Eşya
01.05.2016 tarihinde ülkemizin de taraf olduğu Ortak Transit Sözleşmesi değişmiş ve bu değişiklik ile yüksek kaçakçılık riski içeren eşya listesi kaldırılmış ve ülkemizde de uygulama anlamında sadece ortak transit işlemlerinde bu listeye bakılmaksızın işlem yapılmakta iken ulusal transit işlemlerinde ise Gümrük Yönetmeliği’nin 33 nolu ekinde yer alan bu liste kullanılmaya devam etmekteydi.

Yapılan değişiklikler ile bu liste Sözleşmeye paralel olarak kaldırılmış olup, özellikle kapsamlı teminatlarda bu liste muhteviyatı eşyanın da taşınmasına yönelik kapsamlı teminat ile bu liste kapsamı eşyayı taşıyamayan sınırlı geçerli ibareli kapsamlı teminat ayrımı da kalkmıştır. Bu itibarla kapsamlı teminatı sınırlı geçerli olan firmalar artık bu teminatları ile tüm eşyaların taşınmasında transit beyannamelerini düzenleyebileceklerdir.

5- Yetkili İdarelerin İşlemleri
Hareket idareleri için Yönetmeliğin 213 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası sistem üzerinden yapılan beyanların kabulü için 30 gün içerisinde başvurulmaması durumunda beyanların reddedileceği belirtilmişken 4 Seri Nolu Tebliğin 19 uncu maddesinin 2 nci fıkrası bu süreyi 20 gün olarak düzenlemiş olup, bu hususta bir karışıklık yaşanması muhtemeldir.
Yetkili idarelerin işlemleri ile ilgili en önemli gelişme ortak veya ulusal transit işlemlerinde beyanname serbest bırakıldıktan sonra herhangi bir düzeltme yapılamayacağı hususunun ulusal transit işlemlerinde gümrük idare amirinin onayı ile düzeltme yapılabileceği şeklindeki değişikliktir. Bu sayede sıkça rastlanan eşyanın serbest bırakılması ancak gümrükten çıkmadan düzeltme yapılması gereği hasıl olan işlemlerde beyanname iptalinden başka bir seçenek bulunmamasından dolayı katlanılan maliyetlerin azaltılması sağlanmıştır.

Bir başka gelişme ise beyan edilecek eşyayı taşıyacak aracın plaka bilgilerinin bilinmemesi durumunda araç plakası bir şekilde girilmekte sistemde daha sonra düzeltme yapılması gerekmekte iken Tebliğin 28 inci maddesinin 1 inci fıkrasındaki “Hareket gümrük idaresince, transit beyanına girilmiş olan araca ilişkin kimlik bilgilerinin doğruluğu kontrol edilir; girilmemişse, söz konusu bilgiler sisteme kaydedilir.” Hükmündeki “girilmemişse” ibaresinden girilmeyebileceği bu durumda idarece sisteme girilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Başka bir önemli gelişme özellikle yol boyunda yaşanan olaylar ve çok modlu taşımacılık işlemlerinde araç ve mühür değişikliklerinde transit refakat belgesinin 55 ve 56 nolu kutularının doldurularak transit işlemlerinin devam ettirilebileceğine dair düzenlemelerdir. Bu düzenlemeler ile eskiden herhangi bir sorun oluşması durumunda veya çok modlu taşımalarda araç değişikliklerinde yeniden beyannameler açılarak işlem yapılıyorken bu tür durumlarda aynı beyannname üzerine yapılacak kayıtlarla transit rejiminin işlerliğinin kesilmemesi zaman ve maliyet yönünden avantaj yaratmıştır.

Transit süreleri ile alakalı olarak özellikle gümrük idarelerinin süre aşımlarındaki katı tavırları esnetilmeye ve mükellef lehine mükelleften kaynaklanmayan nedenlerle ceza kesilmesinin önüne geçilmeye çalışılmıştır. Özellikle parsiyel taşımalarda bir önceki gümrük idarelerinde beklenilen sürelerin hesaba katılmaması, yol yapımı, kaza ve arıza durumlarının göz önüne alınması gerektiği vurgulanmıştır.

6- Diğer Değişiklikler
Özellikle 4 seri nolu tebliğde gümrük idarelerince yapılması gereken işlemler gönderilecek mesajların kodlarına kadar ayrıntılı olarak anlatılarak gümrük idarelerinde yapılacak işlemlerde yeknesaklığın sağlanması adına önemli adımlar atılmıştır. Bu kapsamda çok büyük eksikliği hissedilen araştırma ve tahsilat usullerinin ne şekilde yapılacağı hangi mesajların kullanılacağı açıklanmıştır.
Son olarak asıl sorumlu Ortak Transit Sözleşmesine paralel olarak değiştirilerek rejim hak sahibi olarak adlandırılmış ve rejim hak sahibinin transit rejiminden kaynaklı hususlarda sadece mali olarak sorumlu olacağı belirtilerek, rejim hak sahiplerinin eski adıyla asıl sorumluların mali sorumlulukları dışında trafik cezası, iştirakleri bulunmadığı durumlarda kaçakçılık suçlarından yargılanmalarının önüne geçilmiştir.

7- Havayolu Basitleştirmesi
5 seri nolu Gümrük Genel Tebliği ile havayolu basitleştirmesinin temelleri atılarak halihazırda eektronik olarak manifesto ve konşimentolarını elektronik olarak sunabilecek ve tebliğde yer alan diğer şartları sağlayan havayolu firmalarına transit beyannamesi sunmaksızın manifesto ve konşimentoları ile transit işlemlerini yapmalarına imkan tanınmıştır.
Bu sayede gerek havayolu firmalarının üzerinden transit beyannamelerini verme yükü gerek gümrük idarelerinin bu beyannamelerin onaylanması kontrolü varış bildiriminin yapılması ve varış kontrollerinin yapılarak sistemden bu beyannamelerinin takip edilmesi yükü alınmıştır.

Değerlendirme
Gümrük Yönetmeliği, 4 ve 5 seri nolu tebliğler ile birlikte transit işlemlerinde yeni bir devir başlayacaktır. Özellikle plaka bilgilerinin girilmesi, süre aşımlarında yaşanan sıkıntılar, serbest bırakma işlemi sonrasında yapılabilecek düzeltmeler, beyana aykırılık durumlarındaki düzenlemeler, yolboyu olaylarda ve çok modlu taşımacılıklardaki kolaylaştırmalar firmalar için daha az bürokrasi ve daha hızlı işlem yapabilme kapasitesinin yükselmesine yardımcı olmuştur.

Kapsamı teminatta indirim uygulamaları, teminatın %20 fazlası yerine vergilerin tutarı şeklinde alınması da firmalarımız için önemli maliyet avantajları yaratarak rekabet güçlerinin arttırılmasına destek sağlayacaktır.

Havayolu düzenlemeleri ile birlikte kargo taşımalarında olması gerektiği gibi hızlı hareket kabiliyeti firmalarımızı ve müşterilerini memnun edecek bir düzeye gelmemize yardımcı olacak düzenlemeler olarak göze çarpmaktadır. Bu kapsamda sadece havayolu ile sınırlı kalmayıp demiryolu ve denizyolu ile yapılan transit işlemlerinde de basitleştirmelerinbir an önce hayata geçirilmesi gerek bu sektörlerdeki firmaların gerek ülkemizin gelişimi açısında çok önemlidir.

Değişiklikler sadece mükellefe kolaylık sağlamakla kalmayıp gümrük idarelerinin de işlevselliğini arttıracaktır. Özellikle ulusal transit beyanlarının karayolunda önceden verilmesi etkin bir risk analizi için önemlidir. İşlemlerin daha ayrıntılı olarak anlatılması yine idareleri hızlandıracak ve yeknesak uygulamaları pekiştirecek ve yapılan basitleştirmeler gümrük idarelerinin üzerindeki iş yükünü bir hayli azaltacaktır.

Umut ŞEDELE
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri

 

Kaynak: Gümrük TV

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *